Akın Akbulut

Akın Akbulut
@finansbey
Borsa, kripto, kitap, gezi, tarih
A.Ü. iktisat
Muğla/ortaca
1 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Anne
Şair Deniz İnan’ın " Karşı evin annesi " isimli şiiri 2019 yılında Avrupa ’da en iyi Türk Şiiri ödülünü almıştır. KARŞI EVİN ANNESİ Sen iki ters bir düz kırgınlıklar örerken beş numara şişle Yumuşacık kakaolu kekler yapardı karşı evin annesi İmrenirdim Mutfağındaki eksik malzemeden bihaber Tepeleme dolu kızgınlıklar yüklerdim dişlerimin arasına Bilmezdim anne Karşı evin babasında bitermiş iş Bunu görmezdim Hep başın ağrırdı Başın, hep ağrırdı Sırf bu yüzden bile bazı zamanlar Seni sevmezdim Küçüktüm anne Bilseydim evinde su faturası ödenmemiş Çeşmeden akmayan suya İsyan etmezdim Sen iki kere ikinin dört ettiğini ekmek hesabından bilirken Mis kokulu çamaşırlar asardı karşı evin annesi Özenirdim Ellerindeki çamaşır suyu kokusundan rahatsız Çocukça bir küskünlük eklerdim gecelerime Oysa ellerin ruhuma akarmış saçlarımdan Ömrümü tararmış titreyen parmakların Bilmezdim anne Büyümek denen illet dayanıncaya dek kapıma Ellerinin ne muhteşem olduğunu bilmezdim
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşlılık
*İyi olan beş eski şey vardır:* • *Bilge ve yaşlı insanlar*. • *Görüşmek için eski arkadaşlar.* • *Isınmak için eski yakacak odun.* • *İçilecek eski şarap* • *Okunacak eski kitaplar.* *Émile A. Faguet* Güzel bir yaşlılığın sırrı yalnızlıkla yapılan onurlu bir anlaşmadan başka bir şey değildir *Gabriel Garcia Marques* Yaşlanmak büyük bir dağa tırmanmak gibidir: Tırmandıkça gücünüz azalır ama bakışlarınız daha özgür, vizyonunuz daha geniş ve dingin olur. *Ingmar Bergman* Yaşamın ilk kırk yılı bize metni verir; sonraki otuz yılı yorum. *Arthur Schopenhauer* Yaşlılar gençlere güvenmiyor çünkü onlar da bir zamanlar gençti. *William Shakespeare* Gençler kuralları biliyor ama yaşlılar istisnaları biliyor. *Oliver Wendell Holmes* Gençlikte öğreniriz, yaşlılıkta anlarız. *Marie von Ebner Eschenbach* İnsanın olgunluğu, çocukluğunda oynadığımız dinginliğe kavuşmasıdır. *Frederich Nietzsche* Yaşlı bir adam genç bir adamın yaptığını yapamaz; ama daha iyisini yapar *Çiçero* Konuşmayı öğrenmek iki yıl, susmayı öğrenmek ise altmış yıl alır. *Ernest Hemingway* En yaşlı ağaçlar en tatlı meyveyi verir. *Alman atasözü* Ailenizde yaşlı bir adam yoksa bir tane edinin. *Çin Milenyum Atasözü* Yaşlılık, miras aldıklarımızı alır ve bize hak ettiğimizi verir. Değer verdiğiniz herkese iletin!
Mernuş
Neyzen Tevfik Abdülhamid dönemi Mısır’a kaçınca Kahire’de beş parasız sokakta kalmış, bir Bektaşi tekkesine sığınmış.Neyzen’in niyetsiz oruç tutuyordum şeklinde tarif ettiği bu günlerde ağzında ekmek olan bir köpek gelir yanına. Ve Neyzen açlığın tesiriyle köpeğin ağzından ekmeği kapıverir. Fakat sonra dayanamaz ve ekmeğin yarısını köpeğe iade eder. Köpek diyor Neyzen, Herhalde aramızda bir fark olmadığını düşünmüş olacak ki korkuyu atlattı ve ekmeği yemeye başladı. İşte yarı kavga yarı lokma paylaşmak suretinde başlayan bu ilişki çok sadık ve sağlam bir dostluğun temeli olmuş. Neyzen köpeğin adını Ashab-ı kehf’ten yani yedi uyuyanlardan birinin adı olan Mernuş koymuş ve yanından hiç ayırmamış. Neyzen Mısır’da iken paraya sıkıştığında Mernuş adını verdiği bu köpeği satar, köpek kısa bir süre sonra kaçarak Neyzen’e geri döner Neyzen tekrar satar köpek tekrar kaçar gelirmiş. Böylelikle hem yiyecek hem de içki parasını temin edermiş bizimkisi. Neyzen Mernuş’u son olarak Mısır’dan İstanbul’a dönecekken, vapur bileti alabilmek için satmış. Vapurda köpeği bekliyor, gecikmiş tam ümidini kesmek ve vapur da kalkmak üzereyken bir havlama sesi… Biliyordum geleceğini diyor Neyzen... Aşağıda okuyacağınız şiiri köpeği Mernuş’un ölümü üzerine yazmıştır Neyzen… Bu engin ayrılık canıma yetti, Başımdan aşıyor kederim Mernuş, Bu yolda yazılmış fermanı kaza, Bunu da gösterdi kaderim Mernuş. Bağlanmıştım bütün kalbimle sana, Şu fani cihanı okuttun bana. Sen göçtükten sonra ben yana yana Hicranla gözyaşı dökerim Mernuş. Bu yolda cahilim, bildiğim kısa, Sen girdin toprağa ben düştüm yasa. Haklı haksız hatırını kırdımsa Affet günahımı beşerim Mernuş. Neyzen Tevfik
Can Yücel
Can Yücel’in mal varlığı – Metin Üstündağ Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen *Gökyüzünde bi bulut *Bitlis’te beş minare *Biri yazlık, biri kışlık, iki platonik sevgili *Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı *Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü *Palandöken’de bir plan, iki döken *Kastamonu’da üç kasto *Üç fay hattı *Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma *Dünyada mekân *Ahrette iman *Denizde kum *Uzayda yerçekimsizlik *Bi çuval gazoz kapağı *Bi kibrit kutusu sigara izmariti *On sekiz saç biti *Biri İngilizce 6 adet küfür *Yirmi tane boş naylon poşet *Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht *Bi kuru saç sakal, kıl, tüy, yün *Üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank *Bi ayakkabı çekeceği *İki büyük taş kütlesi *Bir adet ağaç gölgesi *Üç kuş kanadı sesi *Bi sürü kedi köpek *Bi Marmara denizi *Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
x
Evladım bana sordu : "Baba siz daha önce nasıl yaşadınız"? "Nasıl yani" dedim... Teknolojiye erişim yok, İnternet yok, TV yok, Klima yok, Bilgisayar yok, Cep telefonu yok”... Bak evladım "Biz, 1960-1980 arasında doğan insanlar Allahın sevgili kullarıyız... Hayatımız gerçek bir kanıtdır; Oynarken ve bisiklete binerken, kask takmadık. Okuldan sonra akşama kadar sokakta oynardık. Hiç televizyon izlemezdik. Hafta sonu kurstu bilmem neydi yoktu. Hafta sonumuzu dolu dolu yaşadık çocukça. Biz kursa falan gitmedik ama yine de doktor olduk mühendis olduk polis olduk kısacası hepimiz birer meslek sahibi olduk. İnternet arkadaşlarıyla değil gerçek arkadaşlarla oynardık. Susadığımız zaman, şişelenmiş su değil, musluk suyu içerdik. Aynı bardağı dört arkadaşla paylaştığımız halde hastalanmazdık. Anne babamız bizi sağlıklı tutmak için hiçbir zaman ek gıda takviyeleri, vitaminler vermezlerdi. Çünkü biz sizin gibi mısır gevreğiyle hamburgerle değil tarhana çorbasıyla ev yapımı erişte ile büyüdük. Bizim zamanımızda meyve suyu yoktu, annemizin yaptığı erik marmeladına su katar doğal meyve suyu yapardık. Kendi oyuncaklarımızı kendimiz İcat eder ve onlarla oynardık.
1000Kitap