M.S

Biliyor musun... İ̇nsan kederliyken daha bir seviyor güneşin batışını izlemeyi.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Küçük prens'in Asteroid B-612'den geldiğine inanmak için elimde sağlam deliller vardı. Bu asteroid bir Türk gökbilimci tarafından 1909 yılında tespit edilmişti. Bu gökbilimci Uluslararası Gökbilim Kongresinde keşfiyle ilgili bir sunum yapmış, fakat taktığı fes ve giydiği şalvar yüzünden kimse onu ciddiye almamıştı. Büyükler hep böyleler işte.
Pek hatırlamasalar da bugünün yetişkinleri de bir zamanlar çocuktu.

M.S

, bir kitabı okumaya başladı
Antoine de Saint-Exupéry
8.8/10 · 279,7bin okunma
Bu noktada Eflatun’un“Mağara Alegorisini” hatırlamak gerekir. Eflatun felsefesini iki evren anlayışı üzerine bina eder: “İdealar evreni” ve “Görüntüler evreni”. Mağara alegorisi bu ayırımı açıklamada yeterli ipuçlarını verecektir. Bir mağaranın önünde yüzleri mağaraya dönük, ayaklarından ve boyunlarından zincirli insanlar vardır.Arkalarında idea evreni ve onun arkasında da güneş bulunmaktadır. Güneşin idealara vurmasından dolayı oluşan gölgeler mağaranın duvarına düşmektedir. Ömrü boyunca gölgeleri gören insanlar idea evreninden habersiz oldukları için onları gerçek zannetmektedir. Ne ki, gerçeği görmek için gölgelere bakmaktan kurtulup, arkalarındaki gerçeğe yönelmeleri gerekmektedir. Ancak ayaklarındaki ve boyunlarındaki zincirler onları engellemektedir. İnsanların gerçeği görmesini engelleyen bu zincirler, insanları bu dünyaya bağlayan arzu ve istekleridir. İnsan arzu ve isteklerinin esiri olmaktan kurtulmadıkça asıl gerçekliğin farkına varmadan yaşamaya devam edecektir. Eflatuna göre akıllı insanlar zincirlerinden kurtulup gerçek bilgiye ulaşabilirler.