yiğit can kaş

Düzen, düşüncenin zincire vurulmasıdır, köleliktir; silah ve kırbaç zoruyla zapt edilen insan soyunun değerinin hiçlenme sidir. Patronların açgözlülükleri yüzünden her yıl parçalanan veya gömülen, şikayetlenmeye cüret ettiklerinde sapır sapır kurşunlanıp süngülerle kovalanan yüzlerce maden ocağı işçisinin grizuyla gelen ani ya da bir çöküntüyle gelen yavaş ölümleridir. Düzen, son olarak, Paris Komünü'nün kanda boğulmasıdır. Top mermileriyle, makineli tüfeklerle parçalanan, sönmemiş kireçle Paris sokaklarının altına gömülen otuz bin kadının ve erkeğin ölümüdür. Hapishanelerde dört duvar arasına tıkılan, Sibirya karlarına gömülen ve en iyi, en ödünsüz, en özverili temsilcileri cellatların ipiyle ölen rus gençliğinin bu yazgısıdır. İşte düzen! * * *
Sayfa 99·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaklaştığını tahmin ettiğimiz devrim için de aynı şey olacak ... Bugün zayıf azınlıklar tarafından temsil edilen ama halkın kafasında giderek daha fazla belirginleşen anarşist komünizm düşüncesi, geniş yığınların bağrında yolunu açacak. Sayıları ne kadar az olursa olsun her yere yayılmış olan gruplar, ayaklan manın kızıl bayrağını yükseltecekler. Ülkenin pek çok nokta sında aynı anda patlayan bu ayaklanma, olayların gelişimine köstek vurabilecek herhangi bir hükümetin kurulmasını engel leyecek ve devrim, görevini yani bireysel [ özel] mülkiyetin* ve devletin yok edilmesini gerçekleştirinceye kadar sertliği elden bırakmayacaktır.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Bir kızgınlık ve öfke anında çalıştıkları fabrikayı kundaklayıp ateşe veren o dokumacıların zindana atılmalarını mı; taçlı bir katile silahlı suikast düzenleyen adamın gemiden bozma mah pusa hapsedilmesini mi; geleceğin bayrağını barikatların üstüne diken o isyancıların kurşuna dizilmelerini mi. .. isteyeceksiniz? - Hayır, bin kez hayır!
Sayfa 58·Kitabı okudu
Her şey tembel mülk sahibi için, her şey çalışkan proletere karşı: küçük yaştan itibaren bir çocuğun tabiatını bozup yoz laştıran burjuva eğitim, onun küçücük kafasını eşitlikçilik kar şıtı düşüncelerle doldurur; din [genel olarak kilise], kadının beynini bulandırır; yasa, dayanışma ve eşitlik düşüncelerinin alışverişini engeller; para, emekçilerin dayanışmasının savunu cusunu -gerektiğinde-satın alıp yozlaştırır; yozlaşmalarına izin vermeyenlerin ağızlarını kapatmak üzere de hapishane ve kur şun ... Devlet bu işte!
Sayfa 26·Kitabı okudu
Yaptıkları her şey, verdikleri sözlerin yalanlaması oldu. Yönetici sınıflar bizlere çalışma özgürlüğü sözü vermişlerdi... bizleri fabrikanın, patronun, ustabaşının köleleri yaptılar; her kes için öğrenim vaat etmişlerdi. .. bizleri kendi kendimizi ye tiştirme olanaksızlığı seviyesine düşürdüler; siyasi özgürlük vaat ettiler ... bizleri savaşlara, bitip tükenmez savaşlara sürüklediler. Hasılı, egemen sınıflar sözlerinin hiçbirini tutmadılar.
Sayfa 18·Kitabı okudu