Düzen, düşüncenin zincire vurulmasıdır, köleliktir; silah ve
kırbaç zoruyla zapt edilen insan soyunun değerinin hiçlenme
sidir. Patronların açgözlülükleri yüzünden her yıl parçalanan
veya gömülen, şikayetlenmeye cüret ettiklerinde sapır sapır
kurşunlanıp süngülerle kovalanan yüzlerce maden ocağı işçisinin
grizuyla gelen ani ya da bir çöküntüyle gelen yavaş ölümleridir.
Düzen, son olarak, Paris Komünü'nün kanda boğulmasıdır.
Top mermileriyle, makineli tüfeklerle parçalanan, sönmemiş
kireçle Paris sokaklarının altına gömülen otuz bin kadının ve
erkeğin ölümüdür. Hapishanelerde dört duvar arasına tıkılan,
Sibirya karlarına gömülen ve en iyi, en ödünsüz, en özverili
temsilcileri cellatların ipiyle ölen rus gençliğinin bu yazgısıdır.
İşte düzen!
* * *