Tam tersine ben parayı kendi zevkim için gizli harcarım. Para sarfı ile böbürlenmek şöyle dursun adeta herkesten saklanırım. Paranın bana ya rıyacak bir şey olmadığını o kadar iyi hissederim ki adeta cebimdeki paradan ve daha fazla olarak da onu kullanmaktan utanırım. Eğer rahatça yaşamama ye tecek bir gelirim olaydı hasisliğe asla bir m.eyil duy mazdım; buna hiç şüphem yoktur. Gelirimi arttırmayı düşünmeden olduğu gibi harcadım. Fakat kararsız durumum beni korku içinde yaşatıyor. Hürriyete tapıyorum. Baskıdan, zahmetten, emir kulluğundan şiddetle
tiksiniyorum. Cebimdeki para, devam ettiği müddetçe· benim bağımsızlığımı sağlıyor; para bulmak için türlü. entrikalar çevirmek zaruretinden beni kurtarıyor. Bu. zaruretten ben her zaman iğrenmişimdir. Paramın bit tiğini görmek korkusu ile onun üstüne titriyorum. Eldeki para hürriyetin aletidir. Fakat peşi kovalanan para, tam tersine kölelik aletidir. İşte bunun içindir ki ben parayı sıkı tutarım. Fakat onu fazla bir hırsla. istemem. Demek ki benim paraya ilgisizliğim tembel- likten başka bir şey değildir. Paraya sahibolmak zevki, onu elde etmek için çekilecek zahmete değmez. Parayı çarçur edişim de yine tembelliktendir. Hoş bir şekilde· para sarfetmek fırsatı çıktığı zaman ondan pek fazla. faydalanmak kabil olmaz. Para beni eşyadan daha az· çeker; çünkü para ile sahibolmak istediğim şey arasın da daima bir aracı vardır; halbuki o şeyin kendisi ile· duyacağı zevk arasında asla böyle bir şey tasavvur olunamaz.