İtiraflar 1. Cilt

Jean-Jacques Rousseau
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·312 syf.··
2018 144. kitabı
Jean-Jacques Rousseau ile biraz takılma, gezme, tozma havası veren kitap. Bu kitap okurken o ağır, ciddi, uzak Jean-Jacques Rousseau yerini birlikte takıldığımız kah sevindiğimiz, kah üzüldüğümüz bazen şaşırdığımız hayali yol arkadaşına bıraktı. Tabi bundan kendisinin haberi yok merhumun. "Yemek yemeyi severim. Fakat sofrada ne sosyetik insanların kurallarına, ne de ayaktakımına tahammül edebilirim. Bu yüzden ancak bir dost ile beraber tadabilirim bu zevki." katılıyorum qanqa. "…Uzun zaman, birgün dayak atacağını söyleyerek beni uslandırmaya çalıştı. Benim için yeni bir şey olan bu cezadan çok korkuyordum başlangıçta. Fakat dayağı yedikten sonra dayakla korkutmanın, dayak yemeden daha korkunç olduğunu anladım…" aynen.
İtiraflar 1. CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 2018412 okunma
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2020 92. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2020 11:30
''Eğer bir gün yüce yaratıcının karşısına hesap vermeye gidersem işte bu kitabımla karşısına çıkacağım.'' İtiraflar'ın birinci cildini bitirdim ve şunu söyleyebilirim ki Rousseau, kimsenin hayatında yaşamış olduğu ayıp, hoş olmayan, iyi ya da kötü yaptığı, eyleme döktüğü ya da dökemediği tüm düşüncelerini ya da amellerini bu esere ortaya koyduğuna kani oldum. Bir insanın kendi zaaflarını çağdaşlarına da ya da gelecekteki okuyuculara açıklama cüretinde bulunması takdir edilesidir. İşte Rousseau bunu yapmıştır.
İtiraflar 1. CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 2018412 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2017 28. kitabı
Bütün eserlerinde özgünlüğü ile dikkat çeken Rousseau yaşadığı hayatı da aynı biçimde anlatıyor. Hayatını okurken bu özgünlüğün nereden geldiğini de anlamış oluyoruz. Diğer bütün eserlerinin altyapısını anlamak açısından bu kitabı okumak çok önemli.
İtiraflar 1. CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 2018412 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
tarihteki önemli bir ismin geçmişindeki hataları açıkça anlattığı bir kitap . vakti olana tavsiye ederim . kitapta , yazarın içine düştüğü durumlarda verdiği bencil kararlar bizi ne kadar ilgilendirir o ayrı olmasına karşın , bunu mertçe bir kitapta anlatıp yüzleşmesi ve açıkyürekliliği takdire şayan bir durumdur .
İtiraflar 1. CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 2018412 okunma
8/10
·312 syf.··
2014 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2014 00:00
Rousseau itiraflarında ne kadar romantik bir yaratılışa sahip olduğundan bahsederken kendini övmekten kaçınmamakla son derece haklı. Romantikliğin kendisiyle başladığını söylersek fazla sapmış olmayız. Hayatının en büyük hatası sevdiği bir kadının mendilini çalmak olan bu romantik filozofun Platon dan etkilendiği tek şey platonik aşk mı? Çocukluğundan itibaren başladığı yaramazlıklardan, kendini etkileyen olaylara, filozof arkadaşlarından, yer tanımlamalarına kadar kendini 'biyografisini yazmış yazarlar' arasına ekleyerek bize kapısını sonuna kadar açmış. Onu tanıyın.
İtiraflar 1. CiltJean-Jacques Rousseau · Kaknüs Yayınları · 2018412 okunma
Otobiyografi
9/10
·433 syf.··
2023 134. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2023 23:30
Rafael karakterinin gezdiği, gördüğü, bahsettiği karakter ve yerler ile okumaya karar verdiğim ilk ciltte çocukluk ve ilk gençlik dönemini anlattı Jean-Jacques Rousseau . O kadar bizim gibi birisi olması tuhaf geliyor okurken bu koca isimlerin. Ikinci cilt ve iki cildi tek kitap olarak içeren farklı bir basım ile bu okuma macerasına devam etme niyetindeyim.
Jean Jacques Rousseau
İtiraflar 1Jean-Jacques Rousseau · Maarif Basımevi · 1955412 okunma
Kendini Anlatmak Cesarettir
7/10
·800 syf.··
2025 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 10:51
“İnsan, kendini anlatmaya başladığı anda, hem çıplak kalır hem de özgürleşir.” Rousseau’nun İtiraflar’ı, bir insanın kendisiyle yaptığı en dürüst yüzleşmelerden biri. Bu kitapta bir filozofun değil, hatalarına rağmen kendini anlamaya çalışan bir insanın sesi var. Bazen kibirli, bazen kırılgan, bazen de çocukça saf… Ama her sayfasında gerçek bir kalbin atışını hissediyorsun. Rousseau, yaşamını anlatırken aslında bir insanın içsel mahkemesini kuruyor. Kendini yargılıyor, affediyor, sonra yeniden sorguluyor. Ve fark ediyorsun ki: “itiraf etmek”, yalnızca suçları dile getirmek değil; kendine dürüst olmanın en ağır sınavı. Kitabı okurken insan, kendi içindeki seslerle de karşılaşıyor. Küçük pişmanlıkların, bastırılmış duyguların, söylenmemiş cümlelerin yankısı gibi... Rousseau’nun cesareti, insana hem tuhaf bir huzur hem de rahatsız edici bir ayna bırakıyor. Sonunda şu gerçeğe varıyorsun: Kendini anlatmak, kimseye yaranmak için değil; kendi yükünden biraz kurtulmak içinmiş.
İtiraflarJean-Jacques Rousseau · Doruk Yayınları · 2022412 okunma
8/10
·433 syf.··
Beğendi
·
2021 307. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 03:57
2 ciltlik bir kitabın bir de 1950’lerde yazılmış baskısını görünce insan epey nezih bir Türkçe ile karşılaşmayı da haliyle bekledim. Fazlasıyla da gördük tabi. Düzen olarak da hoşuma gittiğini belirtmek isterim. Yazara ait bir kronoloji ile başlanmış, yaptıklarını ve yapmayı düşündüklerini açıklamış. Hatta yetmemiş Tanrı’nın huzuruna da elinde bu İtiraflar kitabıyla çıkacağını dahi belirtmiş yazar. Ben buyum demiş kısaca. Bir yerde Otobiyografi olarak da kabul etmeli miyiz? Bence evet. Oldukça romantik ve duygusal olduğunu öğrendiğimiz bu ilk kitapta sevdiği kadının mendilini çalmış. Bunu bir hata olarak görmüyorum ben. Keşke sevdiği kadın o yere düşse dönüp bakmayacağı mendili kendi elleriyle verseydi yazara dedim. Valla o günün şartlarında Twitter olsaydı aynı kadın ‘Gerçek aşkı bulamadık yeaaaaa, Gerçek aşk yok abiiiii’ gibi garip bir dille paylaşımlar yapıyor olurdu. Yalan mı? Değil. Bir gün cinselliği bırakıp beliniz yerine kalbinize kulak verdiğinizde sizi seveni de, mutluluğun yerini de görürsünüz ama iş işten çok geçmiş olur, çok. Laf söyleyeceğim ya, yerinin gelmesini bekliyorum. Kendime ‘Aşk’ kitabı yazıp ağlayasım geldikçe okumak istiyorum. Belki, kim bilir... Dikkatinizi çekmesini düşündüğüm son konu ise BENCİLLİK. Arkadaşlar kitapta en çok aklınıza takılacak yerlerden biri de bu konu ve bence biraz BEN’cil olmak şart. Çünkü çabalarınızı görmeyen, görüp de görmezden gelen, yıllarca sevginize ihanet etmediğiniz insanların sizi başkalarıyla çok farklı şekillerde aldatması vs derken yani bence insan biraz da bencil olmalı. Karşındakini çok fazla düşünüp önemsemek de bir yerde insanın kendi kul hakkına girmesi. Vebali çoktur o işin. O yüzden biraz bencillik iyidir. Hafif bronzluk gibi, renk katar. Teşekkürler. İyi okumalar dilerim dostlar..
İtiraflar 1Jean-Jacques Rousseau · Maarif Basımevi · 1955412 okunma
7/10
·433 syf.··
Beğendi
·
2022 36. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2022 14:02
Kitap, Jean Jacques Rousseau'nun çocukluk ve gençlik anılarını anlatımından oluşuyor. Kendisi ile ilgili samimi ve açık bir ifade kullandığını söylemeliyim. Yaptığı küçük hırsızlıklar, çapkınlıklar vs yaptığı hataları dahi açık bir yüreklilikle anlatıyor. Rousseau'nun olgunluk öncesi yaşamını merak edenler için ilgi çekici bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Biyografi ve hatırat türü kitapları seven okurlara tavsiye ederim. Faydalı okumalar dilerim.
Edebiyat
İtiraflar 1Jean-Jacques Rousseau · Maarif Basımevi · 1955412 okunma
10/10
·800 syf.·
2020 13. kitabı
Ruso çürümüş sandığı kendi zamanını kusar itiraflarda... onun için itiraf etmek kendi tinselliğini zamanına aşkın bir günah çıkartma üzerinden arındırmadır. Bu yüzden bıçak gibi keser kendi zamanından günümüz ahlak estetik toplum ve insanına dair her türden raconu. Ruso bugün de anlamlı.. kestiği ahkam hala günah çıkartmak için her devre şifa bir panzehir... şiddetle önerilir
İtiraflarJean-Jacques Rousseau · Islık Yayınları · 2016412 okunma

Yazar Hakkında

Jean-Jacques RousseauYazar · 28 kitap
İsviçre'nin Cenevre kentinde doğmuştur. Bir saatçinin oğludur. Babası Topkapı Sarayı'nda saat tamirciliği yapmıştır. On yaşında eğitimine bir din adamının yanında başlayan Rousseau, daha sonra bir gravürcü ustasının yanında çalışmıştır. 1728-1738 yılları arasında, sekreterlik, müzik hocalığı ve tercümanlık yaparak, Fransa, İtalya ve İsviçre'de dolaşmıştır. Fransa'da yazıları yasaklanınca daha sonra aralarının açıldığı dostu David Hume'un daveti üzerine İngiltere'ye gitti. Daha sonra Batı İsviçre'de Neuchatel'e sığındı. Kalvenist olarak vaftiz olmuştu. Torino'da Katolikliğe geçti, daha sonra tekrar Kalvenist oldu. Bu sebeple doğduğu şehir olan Cenevre'de ateist suçlamalarına mâruz kaldı. 1749'da Ansiklopedinin müzik bölümünü kaleme almıştır. Jean-Jacques Rousseau'nun yapıtlarındaki karmaşıklık onun; doğal hukuk kuramcısı, doğal hakları yadsıyan biri, aydınlanmacı, aydınlanma ilkelerini yerle bir eden biri, demokrasinin inançlı savunucusu, demokrasiyi ayaklar altına alan biri, burjuva liberal devriminin hazırlayıcısı, öte yandan böyle bir devrimin olumsuzluklarını çok önceden gösteren, hatta reformculuğu bile benimseyen biriymiş gibi birbiriyle çelişen ve çatışan çok karşıt düşüncelerle yorumlanmasına sebep olmuştur. Bu sebeple Rousseau anlaşılması güç bir düşünür olmuştur. Kendisini hep halktan birisi olarak görmüş, halktan kişiler arasında daha rahat etmiştir. Rousseau, doğru bir siyasal toplumun temellerini ortaya koyabilmek için olguların bir yana bırakılması gerektiğini belirtir. Çünkü ona göre salt olgulardan hareket edildiğinde, çıkarlar, yararlar ön plana yerleştirilmekte ve böylece adalet, hukuk ayaklar altına alınmaktadır. Rousseau, güçlünün haklı kabul edildiği, siyasal toplumun kökenine olguları yerleştiren, olgusal verileri ve kuramları eleştirmektedir. Yurttaşı, ortak benliği, halkı, devleti yaratan bir toplum sözleşmesini ve bu sözleşmeye toplumdaki her bireyin dahil olması gerektiğini savunur. Halk olmanın temelinde egemenliğin var olması gerektiğini düşünür. Yasaların olmadığı bir yerde devletten söz edilemeyeceğini savunmuştur. Yasaların, halkın tümü için geçerli olması gerektiğini düşünmektedir. Halk sayısı arttıkça, yönetici sayısının azalması gerektiğini savunan Rousseau, demokrasi, aristokrasi, monarşi” şeklindeki sınıflandırmayı benimsemiştir. Rousseau'ya göre demokrasi biçimindeki hükümette yönetici, halkın tamamı ya da büyük bir kısmıdır. Aristokrasi biçimiyse küçük bir azınlığın yönetimidir. Monarşik hükümette ise yönetme yetkisi tek bir kişidedir. Rousseau'ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olamaz. Ayrıca devletin temelinde dinin de olması gerektiğini savunur. Rousseau; devletin iktidara değil, halka ait olduğunu savunmuş ve ulus-devlet anlayışını benimsemiştir.