Spoiler İçerir !
5/10
·288 syf.··
2026 2. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 23:04
Aptallllsın Aptal ! (Firdevs Yöreoğlu sesiyle okuyun) Aptal mısın kızım sen (müge anlı sesiyle okuyun) Bu kadar aptal bi başrol görmedim. Bu beyinle sen nasıl kurtuldun o gece Şimdi en başta aileye sesleniyorum. Hadi babası aldatmış karısını, bunu çocuğunuzdan gizliyosunuz amaaa metresinin oğlu kızınızı öldürmeye kalkıyor hapse atılıyor ve kızınız ondan olan çocuğu doğurucam dediğinde MAL mısınız da gerçeği anlatmıyorsunuz, intikam için yaklaşmış sana demiyorsunuz. Kızda doğurmaz böylece. (İnanılmaz saçma bu kısım) Gelelim başrol kızımıza, yahu seni öldürmeye çalışan bi adamın çocuğunu doğurmak istiyorsan e sende ruh sağlığı bozuk birisin. Hadi doğurdun. Hadi çocuğuna bakmak için mecbur hapishanede işe başladın ama katil dediğin ve müstakbel katilin olan adamla konuşmazsın ya, acımazsın. Çocuğunu itiraf etmezsin, acıyıp sevişmezsin, 3 kişinin öldüğü, katliam evine yavrunuda alıp gitmezsin, hele hele sensiz ormana asla yollamazsın. Tim’ in verdiği kolyeyi görünce panik atak geçiriyosan o eve zaten gidemez, evde yalnız kalamazsın. İnanılmaz mantık hatalarıyla dolu kitap. Olmamış. Ya da yazar gerçekten salak bir karakter yazmak istemiş. A bu arada gece garaj kapın açılıp arabanı biri alıp kullanıyo, görüyosun yine de rahatlığa bak ndndnd. Freida ablam iyisin hoşsun dedikçe iyice saçmaladın.. Freida McFadden Mahkûm
MahkûmFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20242,706 okunma
Puan vermedi·559 syf.··
2025 38. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2025 16:23
Notre Dame'ın Kamburu- Victor Hugo Nasıl anlatsam, nerden başlasam? Diyor ya MFÖ. Tam da oradayım efendim. Yıllar yıllar önce her liseli gibi kısaltılmış halini okuduğum (utanarak) Notre Dame'ın Kamburu'nu bu sene canım kulübüm Giresun Okuma Kulübü ile haziran ayı kitabı olarak seçtik. İyi ki de seçtik. Tam bir edebi zevk içinde okudum. Şimdi gelsin mi inceleme ? Hikayenin ana hatlarını herkes bilir. Kambur, bir gözü kör, çirkin ve sağır biri Quasimodo. Doğduğunda da bir bu kadar korkunç. Dönem Paris halkı onun lanetli olduğunu düşünüp öldüreceği sırada, halkın elinden kurtaran kişi de başdiyakoz Claude Frollo. Sonra da elbette güzeller güzeli Esmeralda var. Üzerinize afiyet Firdevs Yöreoğlu gibi ağız dolusu aptal demek istediğim. Şimdi ben genel hikayeden ziyade kitabın beni etkileyen asıl kısımlarına gelmek istiyorum. Kitap başlı başına bir ansiklopedi. Özellikle Paris yapıları ve sokakları tasviri bir o kadar detaylı ki... Keşke Paris'e gitseydim veya bu anlattığı yapıları daha iyi anlamak icin sanat tarihi okumuş olsaydım dedim. Ama çoğu okur için de kitabın ilerlemekte en zorlanılan yeri. Bütün isimler, binalar , sokaklar Fransızca olunca ve anlatılan yeri bilmeyince elbette biraz zor ilerliyor. Gerek dönem din ve siyasi kişilerini eleştirisi ile, gerek gotik mimariyi bize bu kadar iyi anlatışı ile tam bir başyapıt.Sonrasında halkın duruşu olmayışı ile halk eleştirisi, bütün zengin rahipler ve yöneticiler ile din/siyaset eleştirisi, mahkeme sahneleri ile de çürümüş adalet eleştirisini net bir şekilde yapmış. Ilk kısımlardaki tasvirler biraz zorlasa da ne olur bırakmayın ve bu muhteşem eseri tamamlayın. Daha detaylı incelemem kulüp toplantısı sonrası gelecek. Önerimdir şiddetle okuyunuz.
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·264 syf.·
2024 43. kitabı
"Bu kitap, demişler, bir zamanlar diğer kadınlara benzeyen Anna’nın kitabıdır. Bu kitap, bir zamanlar Anna’ya benzeyen kadınların kitabıdır diye de eklemişler. Anna’da biraz da kendimizi bulabiliriz, şaşırmayalım!" Anna evli, 40 yaşında ve iki çocuk annesi. Tekdüze giden konforlu yaşamı, saygın bir avukat olan eşinin kendisini aldattığını öğrenmesiyle alt üst oluyor. Kimilerince Anna'nın bu olayı sineye çekmesi, sabretmesi beklenirken, yaptıklarıyla şaşırtan bambaşka bir kadın çıkıyor karşımıza. Böylece hem toplumun ve kültürün kadına, eşe, anneye biçtiği rolün ağırlığını görüyoruz, hem de bir kadının tüm kalp kırıklığına rağmen ne kadar güçlü olabileceğini. Pembe dizi gibi başlayan bu hikaye, yazarın, Anna'nın yolculuğunu onu tanıyan kadınların ağzından, yedi büyük günah olan; kıskançlık, öfke, tembellik, şehvet, oburluk, kibir ve açgözlülükle ilişkilendirerek anlatmasıyla derinleşiyor. Romanda çoklu anlatıcı çok sevdiğim bir biçim, yazar da bunu hakkını verecek yapmış çünkü yedi farklı anlatıcı yaratmak, dili yedi farklı karaktere büründürmek tahmin edersiniz ki pek kolay bir iş değil. Favori anlatıcım ise annesi Manya oldu. Kendisinden tehlikeli taktikler veren bir ilişki uzmanı olarak bahsetsek yanlış olmaz. Hatta çok daha eğlenceli olduğunu vurgulayarak Firdevs Yöreoğlu'na benzetebiliriz onu. :) Ari Çokona'nın mest eden çevirisiyle, su gibi akan bir hikaye okudum. Çok çok sevdim.
Anna'nın Yedi GünahıLena Divani · Helikopter Yayınları · 200938 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2024 17. kitabı
Yazarla tanismak için Körburun'u seçmiştim fakat instagramda bu kitabin övgüsünü görünce dayanamadim, hemen siparis verdim. Kitap bitmedi ancak bende uyandirdigi bazi hisler, satir aralarinda tanidik bazi simalar var, bunlardan bahsetmek isterim. Mesela Harika'nin annesi Melek Hanim sanki Firdevs Yöreoglu. Ayrica bir matba ve gazetelerden bahsedilmesi yer yer Mai ve Siyah'! animsatti. Harika, Ayfer Tunç'un Yesil Peri Gecesi üglemesindeki Sebnem gibi yahut bu cografyanin kadinlarinin basindan benzer seyler geçiyor. Ve son olarak istanbul'un da sanki bir karakter gibi olmasi, tarihi bir panoramayla birlikte bir ailenin ve Harika'nin anlatilmasi bazen de Masumiyet Müzesi'ni okuyormusum hissi yaratti. Yanhis anlagilmasin; yazar bu kitaplardan esinlenmistir demiyorum, bu kitabi okurken o diger kitaplarda duydugum heyecani ve zevki duydum. Bununla birlikte HARiKA BiR HAYAT kendine has bambaska bir lezzete de sahip. Eger okuma hizinizin yavagladigi, güzel kitap aradiginiz bir dönemdeyseniz bu kitaba kefilim!
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,715 okunma
Bihter Olmanın Zorluğu
Puan vermedi
Sevgili okurlar merhaba, Dilerim iyisinizdir. Pandemi sürecinde hayatlarımız Servet-i Fünun Edebiyatı dönemini andırdı desek abartı olmaz. Hepimiz toplumsal baskıdan, ekonominin durumundan, siyasi polemiklerden çok bunaldık. Birçok insan kendi hayatını sorgulamaya başladı. Online hayatta psikolojimizin fazla olumsuz etkilenmesinin başka sebepleri de olduğu düşünüyorum. Online hayatın kendimizi aslında toplumdan soyutlamış olduğumuzu fark ettirdiğini düşünüyorum. Bu süreçte iyi kötü kendimizle yüzleştik. Birçok insan yalnızlıktan korktuğunu, sahte ilişkiler içinde olduğunu fark etti. Bu düşüncelere daldığımda karşıma Aşkı Memnu’nun tekrarı çıktı. Kendimi Izthak Perlman'ın Tango adlı parçasının büyüsüne bıraktım, fakat yine Bihter’e üzüldüm. Halit Ziya Uşaklıgil'in insan psikolojisinin derinlerine inmedeki başarısı ile oyuncuların yeteneği birleşince ortaya kalıcı bir dizi çıktı. Döneminde yayınlanırken ve sonraki tekrarlarında dizi ilgimi çekmemişti. Bir ödevim gereği narsizm ile ilgili araştırmalar yaparken Aşkı Memnu ile ilgili makaleler karşıma çıkmıştı. Karakterlerin bir ortak özelliği vardı: Behlül’ün, Bihter, Matmazel, Nihal ve Bülent’in anne ile güvene dayalı bir bağ kuramaması. Burada konu öz veya üvey anne ayrımı değil, annelik içgüdüsü ve sevgidir. Okuduğum makaleler anne figürü ile sağlam bir ilişki kurulamamasının kişiyi hırçınlaştırabileceğini, narsisizme yakınlaştırabileceğinden bahsediyordu. Bir makalede ise “Oedipus evresinde, karşı cinsten ebeveyne olan aşktan dolayı rakip olarak görülen aynı cinsten ebeveyne kin ve rekabet duyguları oluşur.” diyordu. Bu durum Bihter ve Firdevs Hanım arasındaki durumu anlatıyordu. Gerçekten de dizi anne kız arasında bir düşman ilişkisi görürüz. Dikkatimi çeken bir unsur ise aynalardı. Dizide ve kitapta ayna imgesine
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,9bin okunma
5/10
·336 syf.·
2024 28. kitabı
Garnet ovası - Devney Perry Kitabın daha konusunu okur okumaz bir ön yargım olmuştu. Çünkü ne bahanesi ne sorunu olursa olsun kimse sevdiği kadının en yakın arkadaşıyla evlenip 7 yıl evli kalmaz. Sebepleri vardı evet kendince haklı olabilir ama benim çok içime sinmedi. Ama Talia dünden razı olduğu için hemen atladı kollarına. Kitabı resmen bu kadar iradesiz misin sen diyen Firdevs Yöreoğlu mooduyla okudum. O kadar istemiyorum seni git dedikten sonra vazgecemezsin ve Talia. Keşke biraz daha tavır koysaydın koyduğun tavirin arkasında dursaydın. Foster'a gelecek olursak utanmasa senin için en yakın arkadaşınla evlendim diyecek mooda biri. Bu kadar mantıksız düşünen biri olamaz. Ve aşırı manipülatör biri. Talia git istemiyorum diyor tamam akşam yemekte sendeyim diyor yok birlikte yemek yiyelim diyor. Neyse bir yerden sonra saldım yani belli affetti bari tadını çıkarayım dedim o da olmadı ilişkileri asla geçmedi bana yazar yine çok hızlı geliştirdi her şeyi. Vivienna olayı var bir de. Ona kızsam mi kızmasam mi bilemedim günah keçisi olarak onu seçmek doğru olmaz. Eden ailesini daha fazla görmek isterdim bu kitapta azdilar. Kısaca beklentim olmadığı için ortalama bir kitaptı ama favorim olmadı sevmedim.
Edebiyat
Garnet OvasıDevney Perry · Ren Kitap · 2024785 okunma