Hayatımız pamuk ipliğine bağlı ve biz pamuk ipliğine bağlı hayatımız yüzünden mutlu olmayı hep erteliyoruz. Sadece çalışabilmek için yaşıyoruz, kendimizi mutlu edebilmek için değil...
O kadar meşgul ki herkes, o kadar bencil ki insan ve öyle bir çağ ki bu, oturup dinlemiyor bile insan insanı. Anlamıyor. Sevmiyor mesela. Sürekli hastalık haline gelen güvensizlik almış görürmüş hayatları. Yaşadığı acıların faturasını suçu günahı olmayan insana kesme merakı. Bir sevgisizlik ve hissizlik hâkim şimdi kalplere. Tutmuş öyle bırakmıyor. Ama herkes memnun hâlinden, kimse etmiyor müdâhale.
Vaktimiz olduğunu düşünerek her şeyi erteliyoruz. iyiliği, mutluluğu, sevinci, sevdiğimize onu sevdiğimizi söylemeyi... Fakat zamanımızın az olduğunu bir şekilde öğrendiğimizde o küçücük zamana çaresizce her şeyi sığdırmaya çalışıyoruz. Keşke biraz içimizden geldiği gibi yaşasak...
Sayfa 143 - yere yakın yıldızlara uzak eplison·Kitabı okudu