Gargantua François Rabelais
Çok güzel, değişik, ilginç bir kitaptı hakketen de bu kitap. Sıradışı, keyif verici...
Okuyucuya
Bu kitabı okuyan okur dostlar
Atın içinizden her türlü kuşkuyu
Okurken de irkilmeyin sakın
Ne kötülük var içinde ne muzırlık
Doğrusu güldürmekten başka da
Bir hüner bulamayacaksınız pek
Başka yola gidemiyor gönlüm
Sizleri dertler içinde görürken
Gülen kitap yeğdir ağlayan kitaptan
Gülmektir çünkü insanı insan eden.
Yazarın bu önsözü ile başlar kitap.
Ciddi konulara, kederli, hüzünlü dünyada okuyucuyu daha fazla üzmemek adına, alay kelimeleri ve keyifli yeme içme sofraları, şakaları, küfür sözcükleri eşliğinde hicvederek, hayatı bir eğlence, keyif alma yeriymiş gibi sunsa da, kitabın sonlarına doğru, kendisini ve doğru insanları düşündüren, bilgelik ve hikmetli sözlere yer verir. Ve kitabın sonunda yazarın, şaşırtıcı gizemli bir programı ve öğretisi ile karşılaşır okuyucu.
" Papazı papaz yapan cübbe değildir, kimi keşiş kılığına girer içinde hiç keşiş olmaz."
papazlarla ilgili alaycı eleştiriler ve olay örgüsü okuyucuyu, kendi arzu ettiği papaz ve tarikatının özelliklerinin kurulacağı bir öğretiye götürür okuyucuyu. Yazarın okuyucudan bu kitabın özünü yakalamalarını, içindekini özenle tartıp değerlendirmelerini istemesi bu yüzdendir zaten.
Hristiyan kilisesinin en büyük cahilliği, saçma sapan akla ziyan mantık dışı söylemlere "Tanrı'nın yapamayacağı şey yoktur" O isterse her şeyi yapar" diyerek prim vermeleridir.
Yazarın bu konuya, Gargantua kahramanın doğumda yaşanan saçmalıklar üzerinden ironi bir şekilde cevap vermesi oldukça hoş ve ilginçtir.
(Gargantua'nın doğum esnasında ters dönerek yolu şaşırıp annenin iç organlardan geçerek kulaktan doğacağına neden inanmazsınız . Hem Tanrı böyle isteseydi yapmaz diyemezsiniz. Kadınlar kulaktan