Puan vermedi·368 syf.··
2026 17. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:08
Jason Dessen eşi Daniela ve Charlie ile sıradan bir yaşam süren bir fizik profesörüdür. Jason bir gece kaçırılır. Gözlerini açtığında kendini hiç tanımadığı insanların arasında bulur. Fakat insanlar onu tanıyordur. Farklı bir evrendedir. Bu evrende Jason eşi Daniela ile hiç evlenmemiş oğlu Charlie' de hiç doğmamıştır. Diğer evrende ise başka bir Jason onun yerine geçmiştir ve karısı ile oğlunun yanındadır. Peki ama hangisi gerçek, hangisi rüya? Hatırladığı o sıcak yuva bir sadece bir yanılsama mı? Ve en önemlisi, Jason kendi evine nasıl geri dönecek? Seçimlerimizi farklı yapsaydık nasıl bir hayatımız olurdu diye düşündüren, bilim kurgu ve gerilimi çok güzel harmalayan, temposu hiç düşmeyen bir kitap. Ben çok severek okudum. Sizlerede okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018428 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2017 00:00
Geçenlerde 1999 yılında Furkan Yayınlarından çıkan Prof. Dr. Ahmet Yüksel ÖZEMRE’ye ait olan bir kitabı tetkik etme imkânı buldum. Kitabın ismi, “Kur’an-ı Kerim ve Tabiat İlimleri Tenkidi Bir Yaklaşım” idi. Özemre, birçok çarpıcı başlıkla kısa ve öz Kur’an-ı Kerim ile tabiat ilimlerinin ilişkisini ele alırken bu hususta yapılan yaygın yanlışları bilim adamı hüviyetini dini ilimler konusundaki derin müktesebatını birleştirerek ortaya koyuyor. 2008 yılında Rahmet-i Rahman’a kavuşmuş bulunan Ahmet Yüksel Bey, Türkiye’nin ilk atom mühendisi olması hasebiyle pozitif ilimler konusunda Türkiye’de muteber bir mevkie sahip. Dini ilimler sahasında yazdıklarıyla da ne denli bir derinliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur. Kitabın ilk bölümünde tabiat ilimleri üzerine yazdığı makalelerle “ilim”, “pozitif ilimler”, “bilimcilik ideolojisi”, “model” ve “senaryo” kavramlarını açıklar. Bir ihya hareketi olarak başlayıp daha sonra “aklın” “sünnetin” de Kur’an ayetlerinin de üstünde ve onları sorgulayabilen bir konumda tutulduğu düpedüz Dinde Reform Hareketi’ne dönüşen “modernist akım”ın yaklaşımlarını tenkit eder Özemre. Bilhassa Kur’an’ın Çağdaş İlmi Tefsiri projesinin zahiri bütün füsununa ve cazibesine rağmen “anlamsız ve tehlikeli bir ütopya” olduğunu iz’an ve fehamet sahiplerine gösterir. Modern müfessirlerin kendi hevâ ve heveslerine göre tevil etmeye çalıştığı müteşâbih ayetlerin teviline ilişkin edepten söz eder. Kur’an’da beyan edilen mucizelerin rasyonel görünümlü zorlama açıklamalarının anlamsızlığını açıkça ortaya koyar. Kitapta modern müfessirlerin fazlaca itibar ettikleri “Big Bang Senaryosundan” da bahsetmektedir. Öncelikle “senaryo” kelimesinin; hakkında kesin bilgi sahibi olamadığımız olayların, olabildiğince bir sebep-sonuç ilişkisi gözeterek,
Kuran-ı Kerim ve Tabiat İlimleriAhmed Yüksel Özemre · Furkan Yayınları · 19994 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·
Gece Yarısı Treni Matt Haig Bu yazar ile ilk kez bu kitabı sayesinde tanışmış oldum. Klasik fizikte sadece ileri akan zamana zıt olarak kuantum fizik, geriye dönük nedensellik teorisi (retrocausality) ile şu anda veya gelecekte yapılan bir seçimin, bir gözlemin, geçmişteki bir parçacığın, davranışını, geçmişini ve durumunu etkileyebileceğini söyler. Yazar ,kuantum fiziğin, geriye dönük nedensellik teorisi gibi teorilerini, ilkelerini temel alarak romanını yazmıştır.Bu teoriyi bilirsek romanı daha iyi anlarız diye düşünüyorum. Kitabın arka kapağında yazar zaten romanin konusunu anlatmış. 81 yaşındaki, kitapçı zinciri sahibi olan Wilburn Budd çocukken yaşadığı acılardan kaçmaya çalışırken, o acıları, duyguları hissetmemek için, kendini işi ile uyuşturur. Kendini fazlasıyla işine adar ve eşini arkadaşlarını ihmal eder ve onları kaybeder. Yaşamında, yaptığı seçimlerden ,aldığı kararlardan dolayı çok pişmandır. Bir telefon görüşmesi sonucu işler düzelmeye başlıyor gibi olurken, ölür. Ölüm sonrası bir tren aracılığıyla bütün hayatını film şeridi gibi izler. Kendisi için önemli olan sahnelerde tren o sahnenin istasyonuna yanaşır ve ölü karakterimiz o sahneyi yeniden izler . Ölü karakter, anılarını izlerken, anılarındaki genç haliyle konuşup ,onu yapacağı yanlışlarla ilgili uyarmaması ,onunla konuşmaması gerekiyordur. Karakterin yanlış yaptığı sahnelerdeki o üzüntüsünü pişmanlığını çok derinden hissettim ,ağladığım bile oldu. Bundan sonrası spoiler olacağı için burada durmam gerekiyor. Edebiyatta. Kuantum Kurgu (Quantum Fiction ) tarzını kullanmıştır. Kişinin, kendisini sorgulaması ,yanlışlarla yüzleşmesi ,geçmişiyle yüzleşmesi ,seçimleri ve kararlarını sorgulaması ,bundan dolayı yaşadığı acı konularından dolayı varoluşçu edebiyat
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026223 okunma
İmkânsızlıklar İçinde Azim
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 15:48
Gerçek bir yaşam öyküsü... William Kamkwamba'nın tüm yoksulluk, kuraklık ve açlık ile mücadele eden bir ailede kısıtlı imkanlara rağmen, bilgi ve bilime olan merakı sayesinde başardıklarını okuyoruz. okul kütüphanesinde tanıştığı fizik kitaplarından edindiği bilgilerle bir rüzgar tribünü inşa etme çabasını izliyoruz. yazar olayları abartamadan o kadar gerçekçi anlatıyor ki kitabı okurken sanki o kuraklığı ben de yaşamış gibi hissettim. Yalın ve akıcı dilinden dolayı her yaştan kişilerin okuyabileceğini düşünüyorum.
1000Kitap
Rüzgarı Dizginleyen ÇocukWilliam Kamkwamba · Beyaz Balina Yayınları · 20244,955 okunma
Puan vermedi·454 syf.··
2026 9. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
"Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir." sözü, Michio Kaku'nun *Geleceğin Fiziği* kitabının satır aralarına sinmiş temel düşünceyi özetliyor. Kaku bu eserinde yalnızca geleceği hayal etmiyor; fizik, biyoloji, bilgisayar bilimleri, yapay zekâ ve uzay araştırmalarındaki güncel gelişmeleri temel alarak önümüzdeki yüz yılın olası manzarasını çizmeye çalışıyor. Bilim kurgu gibi görünen pek çok fikrin, aslında laboratuvarlarda çoktan filizlenmeye başladığını gösteriyor. Kitap; bilgisayarlardan yapay zekâya, tıptan nanoteknolojiye, enerji üretiminden uzay yolculuklarına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Ancak anlatılanların merkezinde teknoloji değil, insan bulunuyor. Çünkü her teknolojik sıçrama beraberinde etik, ekonomik ve toplumsal soruları da getiriyor. Kaku'nun en dikkat çekici yönlerinden biri, teknolojik iyimserliğini korurken kör bir hayranlığa kapılmaması. Bilimin insanlığı yoksulluktan, hastalıktan ve cehaletten kurtarma gücüne sahip olduğunu vurgularken; aynı bilginin yanlış ellerde yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini de hatırlatıyor. Bu nedenle kitap, yalnızca bilimin geleceğini değil, bilgelik ile bilgi arasındaki gerilimi de tartışıyor. Özellikle yapay zekâ, genetik mühendisliği ve beyin araştırmaları üzerine yapılan değerlendirmeler bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Bazı öngörüleri gerçekleşmiş, bazıları ise hâlâ geleceğin sisleri içinde bekliyor. Fakat kitabın asıl değeri, tahminlerinin doğruluğundan çok, okuru düşünmeye zorlamasında yatıyor. İnsan ömrü uzadığında toplum nasıl değişecek? Makineler daha akıllı hale geldiğinde insanı insan yapan şey ne olacak? Bir gün başka gezegenlere ulaşsak bile gerçekten değişecek miyiz? Kaku, insanlığın geleceğini yalnızca teknolojik ilerleme üzerinden okumuyor. Ona göre geleceğin belirleyici gücü bilimsel
Geleceğin FiziğiMichio Kaku · Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. · 2016818 okunma
8/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 189. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:28
Zaman bir ilerleyiş degil ,aynı karakterlerin aynı rolleri oynadığı, kendi kuyruğunu yiyen bir canavardı... Ilk kez okuduğum bir yazardan bilim kurgu ve psikolojik bir romanla geldim . Serdar savunma sanayi için İha,Siha üreten bir firma sahibi .Akıllıca davranarak bu şirketi kuruyor ve 28 mühendis çalışanı var .Son derece kibirli ,mükemmeliyetçi bir adam.Her şey onun planladığı gibi olmalı . Bir gün pastanede sıra beklerken ,yanına paspal bir dilenci adam yaklaşıyor ve yanında bayılıyor. Serdar onu hastaneye götürüyor. Adam onun dinlediği şarkıyı biliyor ve Yunanca bir şeyler sayıklıyor. Bu Serdar ın dikkatini çekiyor ve adamı yalnız bırakmıyor. Hastanede Doktor Ezgi bakıyor Bekir Amca ya .Adamın felsefi konuşmaları onun da dikkatini çekiyor . Ayruk sa bir avukat .Plazanın birinde, büyük şirketlerin suçlu oldukları halde aklanmaya çalışıldiği davalar alınınca çalıştığı burodan ayrılıyor. Para ile satın alınamayan davaların peşine düşüyor. Deniz se fakir bir evde büyümüş ama gözü hep yükseklerde . Yollar kesişiyor evet ama nasıl? Serdar in dedesi ona eski püskü bir tüfek bırakmış. Yanında da değişik semboller olan bir defter .Bekir Amca da kazıda buldugu parşomenlerden bahsediyor. Serdar onları buluyor ve araştırmaya başlıyor. Luvice yazılmış semboller bunlar .. Araştırdıkca fizik kurallarına çıkıyor yollar .Bakalım sonra neler oluyor? Teknoloji nereye gidiyor? Nereye kadar gidecek bu gelişmeler?Zaman düz bir çizgi degil de acımasız bir sarmalsa? Pek bu tarz okumuyordum ana bu kitabı sevdim .. Kitapla kalın dostlar... Çıban Furkan Emre Aynur
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202683 okunma