Sa'd b. Muâz'ın iman üzere yaşadığı hayatın toplamı 6 yıldır. Peygamberimiz (sas) ile beraberliği sadece 5 yıldır. Efendimiz (sas) ile beraber 3-4 gazveye ancak katılmıştır. O, ne Kur'ân'ı baştan sona ezberlemiş ne Suffa'da çok iyi bir tâlim ve terbiyeye tabi olmuş da bunun neticesinde ciddi bir ilmi seviye kazanmış ne de malını Allah (cc) yolunda defaatle infak edecek bir zemin bulmuştu. Peki, ne yapmıştı ki böyle bir ödülün, böyle bir ilahi taltifin muhatabı olmuştu? Sebebi şu idi: Risâlet davasının sıkıştığı bir zamanda, o davanın muallimine kol kanat germiş, ihlâsla bir adım atmış, Yesrib'in Medine olmasında çok önemli bir rol oynamış, bu ise gayretullaha müspet manada tesir etmiş ve neticede böyle bir iltifât-ı rabbanîyenin sebebi olmuştu.
Tirmizi'nin Menâkıb babında geçen bir hadisinde Efendimiz (sas) buyurur ki: "Ashabımdan biri bir beldede vefat ederse kıyamet günü onlar için bir komutan ve aydınlık saçan bir rehber olarak diriltilir."
Menkıbeler uyumak için değil, uyanmak için dinlenirdi ama
biz ne yazık ki böyle yapamıyoruz, yapmadığımız için de bir kez daha menkıbeler yazdıramıyoruz.
Hz. Ömer, Yermûk Savaşında Amr b. Ma'dikerib'in ve Tüleyha b. Huveylid'in askeri anlamdaki kabiliyetlerinden haberdar olunca Kadisiye Savaşı için onları komutan Sa'd b. Ebi Vakkas' a gönderdi. Onlarla beraber bir mektup da yazdı. Halife Ömer, komutan Sa'd'a diyordu ki: "Sana iki bin kişiye bedel iki adam gönderiyorum. Onlar Amr b. Ma'dikerib ve Tüleyha b. Huveylid'dir. Sen onları savaşta kullan, onlarla istişare et ve onlara görev ve sorumluluk yükle!"
Adıyaman'da Safvân b. Muattal kabri ile, Kıbris'ta Ümmü Haram validemiz ile, İstanbul'da Ebû Eyyûb el-Ensâri ve Ebû Şeybe el-Hudri ile, Mersin'de Mikdâd b. Amr makamı ile, Bartın'da Ebü'd-Derda makamı ile, Siirt'te Abdurraman b. Avf makamı ile
Çıkın Anadolu' dan Azerbeycan'a, Ermenistan'a doğru gidin; Abdullah b. Sübeyl ile Ebû Mihcen es-Sekafi ile sizi karşılasın. Gidin ta Semerkant'a, Özbekistan'a Hz. Hasan'ın süt kardeşi, Efendimiz'in (sas) amcasının oğlu Kusem b. Abbas sizi ağırlasın. Özbekler, ona Şah-ı Zind diyorlar. Yaşayan Sultan ne kadar doğru değil mi? Sizi daha daha ötelere götüreyim, Çin'e Guanzo'ya gidin, dayı tarafindan Hz. Peygamber'e (sas) akraba olan Vehb b. Ebi Kebşel ile sizi selamlasın.