Turgut, rahatsız olduğunu hissetti. Bu hayatın dışında sürekli hiçbir şey yapamayacağını anlar gibi oldu bir an için. Soluk bir gölge gibi geçti bu rahatsızlık.
O, ömrü boyunca hep "acele etmiş" tir; bu yüzden de hep" geç kalmıştır. Sürekli bir panik vardır hayatında: Bir kitap okur, bir komedi seyreder, yorulur. Birileriyle birlikte olur, derdini anlatamaz, telaşlanır ve incinir. Küçük dertler, bir yerlere ödenmesi gereken paralar, bazı şeylerin tamir masrafları hiç eksik olmaz ve bu panik duygusuna katkıda bulunurlar. Ve hep acele edilir.
...babasını gördü. Şehmuz'un boynu sarkıyordu. Elbiseleri, ıslaklıktan sırtına yapışmıştı. Üzengiye dolalı ayağı cansızca sallanıyordu. Kamber, şimdiye dek hiç bilmediği bir korkuya kapılarak "Baba!" diye seslendi. Uğultu, sesini uçurup götürmüştü sanki, babası duymadı.
O anda, Kamberin yüzünü bir gören olsa, bu çocuk mutlaka çarpılmış, derdi. Öylesine çarpık bir yüzle asılıyordu yulara. Boşu boşuna, hiçbir amaç gütmeden, hiçbir beklemeden.