‘’Gerçek sufi odur ki bin yılda sahip olduğu itibarı bir saniyede yıkıp yok etmekten korkmaz. Başkalarının ne dediği onun zerre umurunda olmaz. Yaptıklarını ne şan, ne itibar, ne de saygı için yapar. Başkalarının onu yermesi, eleştirmesi kalbinde zerre etki yaratmaz, aynı şekilde başkalarının onu övmesi, yüceltmesi de zerre kadar etkilemez.‘’
‘’Şems’in ilk dersi budur biliyor musun ? Seni sana yabancılaştıracak, seni senden ve kim olduğundan uzak düşürecek her şeyden ama her şeyden temizlenebilme cesareti göstermeni ister.’’
''Şems buna mukabil tam bir güneştir, gerçek bir ateştir. Belki sert gelir çoğuna. Doğrudandır, dolambaçsızdır, açıktır, nettir, güçlüdür... Sonunda söylenecek sözü en başında söyler. Hiç kimseden çekinmemiş, geri adım atmamış, ne istediğini ve istemediğini her zaman keskin zekasıyla bilmiştir... ''
''Bencil birisini küçük bir menfaatten vazgeçerek daha büyük karlara kavuşacağına ikna edebiliriz; ya da kötü bir adamı, başkalarına acı çektirdiği takdirde kendisinin daha büyük acılar çekeceğine inandırabiliriz. Fakat bu insanları bencilliğin ve kötülüğün bizzat kendisinin yanlış bir şey olduğuna ikna etmek, kediyi ciğerin kötü bir şey olduğuna ikna etmekten daha güçtür.''
''Mesela bencil bir adamın iradesini etkileyen dürtülerin tabiatını değiştirmek imkansızdır. Eğitim vasıtasıyla bu kişiyi kandırabilir ya da daha iyi bir ifadeyle, fikirlerini düzelterek refaha ulaşmanın en iyi yolunun hilekarlık değil de çalışmak ve dürüstçe yaşamak olduğuna ikna edebilirsiniz onu. Fakat böyle bir insanın ruhunu terbiye ederek başkalarının acılarına duyarlı olmasını sağlamak imkansızdır.''