Sakura さくら✿

Sakura さくら✿
@flamboyant
Okur,yazar,dinler,yaşar
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Her ne kadar insan ve doğa sevgisini işleyen ; Hinduizm, Şamanizm ,Budizm ve Zerdüştlük gibi daha samimi bazı inançlar var olduysa da bütün bu inançlar kötülüklerin şöhretlerinin yanında hep sönük kaldılar. Çünkü şöhret daha çok kötülüklerle kazanılan bir şeydir. Bu şöhreti en çok yakalayanlar da çok tanrılı pagan inançlardan çok daha sonraları ortaya çıkan ve kutsal olarak adlandırılan inançlar oldu. Önce her inanç gibi samimi fikirlerle çıktılar yola. Lakin zamanla yozlaşıp saldırganlaşarak dar ettiler dünyayı insanlara. En çok da kadının üzerinde estirdiler gazaplarını tanrı buyruğudur diyerek. Koyarak kadını bir kenara, insanın yaratılışını tanrının elini yüzünü çamurlara bulaştırarak önce erkekten başlattılar. Bunu da tanrının insanı kendi suretinde yarattığı şeklinde tanımladılar. Kadının yaratılışını ise sadece erkekten yaratılmaya layık buldular. Yaratılışın ancak her iki cinsin beraberliğiyle mümkün olabileceğini ise hiç düşünmediler. Bu yüzden de hiç bahsetmediler kitaplarında duygulardan.." youtu.be/ZIEaI0IkdIo
Tanrı gerçeği
"Bunun için de görevlendirdik tanrıları, bizleri ölümsüz kılmaları için. Yoksa ne işe yarardı ki varlıkları?" youtu.be/ZIEaI0IkdIo
Kimileri, gölgelerde yaşamaya karanlıkta ölmeye yazgılıdır.
Aslında salt düşünce uğruna girişilmiş çabalara beyhude denemez, evrende ahlaki yönde sarf edilen çabalar tümüyle kaybolup gitmez. Yenilenler ,yenik düşmuş olsalar da zamanlarını aşan ideallerinin erken gelmiş öncüleri olarak önem taşır; çünkü bir idealin yeryüzünde hayatta kalabilmesi uğruna yaşayan ya da ölenler varsa, ikna edenler ve ikna olanlar yaratabilmişse hayatta kalabilir. "Zafer" ve "yenilgi" kelimleri tinsel bakımdan farklı anlamlar kazanır; bu nedenle de sadece muzaffer olanların anıtlarına bakan bir dünya ya daima şunu hatırlatmak gerekir ki, İNSANLIĞIN HAKİKİ KAHRAMANLARI , fani saltanatlarıni milyonlarca mezar ve dağılıp parçalanmış hayatlar üzerine kurmuş bu kişiler değil, aklın özgürlüğünün ve insancıllığın yeryüzünde kalıcı olarak yerleşmesi uğruna, Castellio'nun Calvin'e karşı verdiği savaşta olduğu gibi, güç kullanmaksızın güce yenik düşenlerdir aslında.
Sayfa 24
Zira tarihin adil davranmaya vakti yoktur. Serinkanlı bir kronikçi olarak sadece başarıları sayar ama bunları nadiren ahlak ölçeğiyle tartar. Sadece galiplere bakar, mağlupları gölgede bırakır; bu "meçhul askerler" pervasızca unutuluşun mezarına atılır, beyhude olduğu için yitip giden özverili çabaları ne bir haçla ne de bir çelenkle anılır, nulla crux, nulla corona.