Nidâ

Nidâ
@flaneuseng
parti ben gülünce başlasın.
27 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Kendinde hak görme inancı, çocukların gelişiminin önemli bir parçası olan doğal bir büyüklenme duygusu yaşadıkları bir ila iki yaş civarındaki erken çocukluk döneminin benmerkezci aşamasından kalma bir fikirdir. Bu bir geçiş dönemidir ve kısa süre sonra kendilerini önemseme ve yenilmezlik hislerini, başkalarına saygıyı içeren şeylerin bütüncül şemasındaki gerçek yerlerine ilişkin bir farkındalıkla bütünleşmeleri gerekir. Fakat bazı durumlarda bu kendini özel hissetme balonu hiçbir zaman kaybolmaz. Bir ebeveyn ya da bakım verenin aşırı derecede utanması ya da utanç verici bir deneyimin ardından yatıştırıcı sunamadığı diğer durumlarda ise bu kopuş çok sert veya ani bir şekilde olabilir. İster utançla dolup taşmış isterse de yapay olarak ondan korunmuş olsun, çocuksu fantezileri yavaş yavaş başkalarına daha dengeli bir bakış açısına dönmeyen çocuklar, evrenin merkezinde oldukları inancından asla kurtulamaz.
Reklam
Her ne kadar narsisistler, narsisistleri doğurma eğiliminde olsa da, bu tür ebeveynler aynı zamanda narsisizmin aynadaki yansıması -utanmaz olmaktan çok utandırılmaktan korkan, sömürmekten çok sömürülmeye yatkın, fark edilme açlıkları daha gizli ama kişisel sınırlar konusunda kafaları en az onlar kadar karışık- olan çocuklar da yetiştiriyorlar. Eğer kendinizi sık sık narsisistik insanlarla ilişki içerisinde buluyorsanız, sizi cezbeden şeyin ne olduğunu bulmalı, hayaller kurmayı bir yana bırakıp gerçekleri görmeli, sınır çekecek cesareti bulmalı, hem kendinizin hem de başkalarının sınırlarını tanımadaki netliğe kavuşmalı ve karşılıklı ilişkiler geliştirmek ve sürdürmek için çalışmalısınız.

Nidâ

, bir kitap okudu
1/10
·160 syf.··
2025 2. kitabı
Levent Sepici
7/10 · 86 okunma
1/10
·160 syf.··
2025 2. kitabı
Oradan buradan el yordamıyla toparlanmış bilgilerin bir salata yapılarak sunulmasının örneğidir. Kitabı yazarı hakkında herhangi bilgi sahibi olmadan ve araştırmadan sahaftan almışım, birkaç Göbeklitepe fotoğrafı görmüş oldum diye kendimi avutacağım. Öncelikle kitap editörü bu kitap yayınlanırken tam olarak ne yapıyordu anlamış değilim. Kelime, cümle, noktalama işaretleri yanlışlarının yanı sıra kitap içinde paragraflar birden fazla kez tekrar edilmiş. Kitabı hiç mi okumadınız yayınlarken? İçinde (bir tane hariç) hiçbir kaynak gösterilmiyor. Hangi kaynaklara dayanarak yazdınız bu kitabı? İnternette görülen haber sitelerinden toplanmış bilgiler ve Levent Sepici’nin kafasında oluşturduğu ve mahalle kahvesinde anlatılan komplo teorilerinin harmanlandığı bir kitap olmuş. Bahsedilen Mu kıtası ve Atlantis tamamen safsata, jeologlar tarafından varlığının mümkün olmadığı açıklanan kıtalar. Atlantis, Pluton’un oluşturduğu ütopik bir dünya yalnızca, üzerinde bizden gelişmiş bir uygarlığın yaşamış olduğu fikrinin yalnızca bir inanç olduğu defalarca vurgulanmalıydı fakat Göbeklitepe’nin kuruluşu ile Atlantis’in batışının paralel olduğu söyleniyor. İyi de böyle bir kıta hiç varolmamış ki? Mu kıtasından ve Atlantis’ten insanlar göçmüş ve yapmış olabilirlermiş yapıyı böyle bir düşünce varmış. Beşinci günün şafağında doğuya bakarsak da onları görebilir miyiz bari? 90. sayfada bahsedilen insan organ dizilimine en çok benzeyen hayvanın yabani domuz olduğu bilgisi hangi tıp kaynağında geçiyor? Domuz etinin yenmesinin yasaklanması domuzların kendi pisliğini dahi bir hayvan olmasından kaynaklı olarak yasaklandığı söyleniyor. İslam dininden çokça örnek veren bir yazar, bu dinde domuzun “kadim sırrı saklayan yüce hayvan” şeklinde değil aşağılık ve pis bir varlık olarak kabul edildiğini
Göbekli TepeLevent Sepici · Sınır Ötesi Yayınları · 201386 okunma
“…Hint Öğretileri, bireylerin tekrar doğuşlarından toplumların tarihine varıncaya kadar, her olayın daha önce olduğu ve tekrar olacağı prensibi çevresinde döner. Mükemmelliyetin başlangıçta olduğunu ve zaman ilerledikçe bu mükemmelliyetten uzaklaşıldığını ancak günün birinde yine mükemmelliyete ulaşılacağı anlayışı da böyle bir prensibin ürünüdür.”