Nidâ

Nidâ
@flaneuseng
parti ben gülünce başlasın.
27 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Eski yazılı belgelerde Yunan astronomların ve bazı Yunan filozoflarının “Yüce Yıl” adı verilen bir dönemden sözederler. “Yüce Yıl” ile ilgili anlatılardan Dünya’nın kozmozda çizdiği 26.000 yıllık büyük devresel hareketini dile getirdiklerini anlıyoruz. Çünkü bu sürenin sonunda yani “Yüce Yıl”a gelindiğinde Güneş, Ay ve bütün gezegenlerin ilk durumlarına geri döndükleri söylenmektedir. “Yüce Yıl” adı verilen bu dönemlerde iklimlerde meydana gelen ciddi değişimler de açıkça ifade edilmiş durumdadır.
Reklam
Hopi Kızılderililer’in efsanelerinde Dünya’nın ilk yaratılışında her şeyin mükemmel olduğu sözedilir. Ancak ne var ki bu cennet hayatı belli bir süre sonra ırkların birbirleriyle rekabete girmelerinden dolayı bozulur. Bunun üzerine Tanrı dünyayı yok etmeye karar verir. Aralarından sadece belli bir kısmını yer altındaki bir sığınağa götürerek geri kalanları volkanlar ve ateşlerle yok etmiştir. Bu birinci dünyanın sonudur. Daha sonra ikinci dünyanın yaratıldığı anlatılır. Bu ikinci dünyada telepatik yetenekleri olan insanlar başlangıçta uyum içinde yaşıyorlardı. Fakat daha sonra yine işler karışır. Bu sefer ticaretten doğan madde hırsının artmasından dolayı sosyal eşitsizliklerin ve savaşların başladığı anlatılır. Sonuç yine aynı olur. Belirli bir kesim yeraltındaki mağaralara götürülerek korunur. Daha sonra Tanrı kutupların yerini değiştirir. Her yer buzlar altında kalır ve böylelikle geriye kalanlar yok edilir. Sıra üçüncü dünyanın yaratılışına gelmiştir. İkinci dünyadan sağ kurtulabilenler bu dünyaya yerleştirilir. Ancak artık telepatik yeteneklerini kaybetmişlerdir. Bu nedenle yaşam iyice zorlaşmıştır. Ve cinsellikte yaşanan dejenerasyonlar da üçüncü dünyanın sonunu hazırlamıştır. Efsane kötü bir kadının bunu politik bir silah yerine kullanarak bir dünya savaşı çıkarttığından söz eder. Sonunda Tanrı bu dünyayı da yok etmeye karar verir. Safiyetini koruyabilenleri boş kamışlara sakladıktan sonra tüm dünyayı sellerle kaplar. Her taraf sular altında kalır. Boş kamışların içinde bulunanlar sular çekilinceye kadar kamışları kayık gibi kullanarak kurtulurlar. Ve sonunda halen yaşadığımız dünya yaratılır. Ancak ne var ki, Hopi Kızılderilileri’nin kehanetlerine göre şu anda üzerinde yaşadığımız dünya da, yeryüzünün son şekli değildir. Yeryüzü son şekline kavuşuncaya kadar üç
5/10
·155 syf.··
2025 1. kitabı
kitapta bahsedilen logoterapinin günümüzde diğer terapilere nazaran daha efektif ve gerekli olduğunu düşünüyorum. son dönem terapileri insanın travmalarından iyileşmesine fazla odaklanmasından kaynaklı olarak iyileşme yerine daha çok travmaya odaklanmasına ve artık insan gelişimine katkı sağlamaktansa geçmişi veya başkalarını suçlamaya hizmet etmeye başladı. bahsedilen suç oranlarının, intiharların, depresyonlarının artmasının nedeninin yüksek oranda anlam eksikliğinden kaynaklı olmasının da göz önüne serilmesini oldukça sevdim. kitabın büyük kısmı toplama kampı deneyimlerini içeriyor, her yeni şartta hep yeni bir anlam bulunabileceği vurgulanmak istemiş fakat bunun ütopik bir şey olduğu da aşikar. bu derece iyimserliğin, (yazarın deyimiyle “nevrotik iyimserliğin”) savunulduğu gibi her zaman iyi olacağı kısmına katılmıyorum bir noktada insanı asıl felç edecek düşünce yapısı da bu olacaktır. genel olarak bakıldığında popülaritesini hakedecek derecede hayat değiştirici ve çok farklı bir bakış açısı sunan bir kitap olduğunu düşünmüyorum. 21. yüzyılın büyük krizlerinden olan anlam krizi için yardımcı olacağı düşünülerek başlanılan fakat kitapta da bahsedildiği gibi net bir anlam vermeden “insanın kendi hikayesi” olduğuna vurgu yapmakla kalmış.
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma

Nidâ

, bir kitap okudu
5/10
·155 syf.··
2025 1. kitabı
Viktor E. Frankl
8.2/10 · 51,2bin okunma
“Suçlunun kendini açıklama şansı yoktur. Aralarından birini seçebileceği bir sürü mazeret hazır sunulur. Toplum suçlanır ve birçok durumda da suç kurbana atılır.”