Her kim ki iki veya üç nesil yaşar, kendisini panayır boyunca ne kadar hokkabaz varsa hepsinin gösterisini seyreden izleyici gibi hisseder ve eğer (diğer seyirciler çıkarken) sihirbaz kulübesinde oturup kalırsa, bunların iki veya üç kez tekrar edildiklerini görür. Sihirbaz hileleri sadece bir defalığına görülmek için hazırlandığından yanıltma ve tuhaflığın kaybolmasıyla birlikte hiçbir etkileyici tarafları kalmaz.
Halbuki can sıkıntısı insanda en büyük belalardan, en doğrudan hissedilen cezalardan biridir. Hayattaki tek amaçları keselerini doldurmaktan ibaret olup kafalarının içini ölümüne boş bırakan bir sürü sefil yaratıkta görürüz bunu. Kendilerini götürüp azap içerisinde kıvrandıran can sıkıntısının kollarına teslim ettiklerinden bizzat bu servetleri onlar için bir cezaya dönüşmüştür. Çünkü ondan kurtulmak için her yöne saldırırlar, yerlerinde duramazlar, şuraya buraya, her yere seyahat ederler. Bir yere ulaşır ulaşmaz hemen oranın kendilerine sunacağı oyun ve eğlenceleri arayıp sormanın telaşına düşerler, nasıl ki yoksul bir adam akşam öğününü nerede bulacağının tasası içerisinde koşturup durursa. Çünkü ihtiyaç ve can sıkıntısı hiç kuşku yok insan hayatının iki temel kutbudur.