8/10
·264 syf.··
2025 9. kitabı
Herkese Selamlar Sizlere bilim kurgu gizem,macera,aksiyon kurgusu ile geldim bu sefer. İki seriden oluşuyor ama devamı gelir diye düşünüyorum. Kitap tam flim tadındaydı o yüzden çabucak bitti benim için. Karanlık Kerim Eskişehir’e doğru giderken bir kaza geçirir. Uyandığında her yer çok sessiz ve hiç insan yoktu. Bir köy olduğunu düşündüğü yerde tek tek evlerin kapısını çalar. Ama bu köy terkedilmişti. Umudunu kesmişken Ergün adında biri ona seslenmişti. Her ikiside kendilerine ihtiyaç kadar malzemeleri alıp yürümeye başladılar. Şehire doğru yaklaştıklarında derin bir çukur olduğunu görürler. Ne olduğunu anlamayan Kerim ve Ergün yoldayken iki bacaklı dev birşey görürler. Canavar mı robot mu derken kafalarında soru işaretleriyle kurtulmasına yardımcı birileri vardı. Mağaraya indirmişlerdi onları. Elli kişiden biraz fazla insan grubu bu mağarada saklanarak günlerini geçirmişlerdi. Mağaranın içi bir şehir gibiydi. Oda oda ayrılmış sanki özenle inşa edilmiş gibiydi. Bir insan gücü bu mağarayı yapamazdı. Mağaraya “İNŞEHİR” adını verdiler… Peki bu şehre ne olmuştu böyle? Başka yaşayan insanlar varmıydı? Diğer şehirlerde bu şekilde miydi? Çukur Macera kaldığı yerden devam ediyor… İki bacaklılar dünyayı ele geçirmişken ondan kurtulmanın yolu olmadığını düşünüp en azından sağ kalanları kurtarmak isterler. Bu sefer bir grup Kerim ile birlikte karar verip şehre inmeyi düşünürler.Oraya giderken yol üstünde çukura inmeleri gerekmektedir. Peki Çukurda ne vardı ? Onları nasıl tehlike bekliyordu? Asıl macera ikinci kitaptan sonra özellikle son sayfalar flim tadında aktı gitti.
İnşehir 1 / KaranlıkMurat Sümer · Oleksa Yayınevi · 202417 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2023 102. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2023 20:11
Ötükent'te Tanrı Dağlarının eteklerinde adı Leylek olan küçük bir oba vardı. Obanın budunu (halk) Akman Beyin otağının (ev) önünde toplanmış üçüncü çocuğunu bekleyişindeydiler. Ve batur (yiğit) olan Akman Beyin yeni balası (bebek) erkek olarak çileli dünyaya merhaba dedi. İrşi (peri) gibi iki abası (abla) vardı. Uğruna alkışlar (dua) ederek toy yapıldı. Yörenin bilinen ve saygı duyulan Toros Kam (ulu kişi) balaya Tulpar ismini verdi. Obada toy devam ederken hainler, pusuya yatmışlardı. Hulagu denilen haydut, yol kesici, uğrular planlar yaparak Leylek obasına saldırırlar. Obayı yerle bir ederek taş üstünde taş bırakmadılar. Ağır yara alan Günçiçek balasını güç bela uğurların gözlerinden sakındırarak dağlara sığınır. Beyi ve iki kızından biri öldürürlür. Biri kaçırılır. Ötüken'in kışı sertti. Ana börü yavruları için av peşinde iken bir tunga (kaplan) yavrularını yiyordu. Ancak birini kurtarır. Yavrularının acısına  dayanamayan anne börünün yüreği yangın yeridir. Bir mağaraya sığınır. Yaralı Günçiçek de o mağaraya sığındı. Ağır yarasına dayanaman Günçiçek'in ruhu acuna veda etti. Anne börü Tulpar'a da annelik ederek sahiplendi. Yıllar  sonra  Tulpar'ın yolu Toros Kam ile kesişir. Göktuğ ile tanışır. Atası ona anlatılır.  Ve öç alma yeminleri ile acuna nam sallar. Abasını bulmak ve oğuşunu (aile) katleden albız (şeytan) olan Hulagu bulma arayışına girer.. Ona yoldaşlık eden karındaşları sonuna kadar onu yalnız bırakmazlar. Yoluna çıkan dikenlerin arasından kurtarılan Oray Yüzbaşı Tulpar'la uğrulara karşı ceng ederken kendini feda eder. Uçmağa gitmeden Tulpar'a, Oğuz Kağan'a ulaştırmak üzere bir betik verir. Tulpar öcünü alacak mı? Abasına kavuşacak mı? Tulpar'a verilen mektupta neler yazılıyor? Oğuz Kağan'a verebilecek mi? Her betimlemesi bir flim sahnesi gibi gözler
Alp Börü 1Bekir Sevik · Karina Yayınevi · 202017 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·435 syf.··
2023 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2023 10:31
Yazıma kitapta bulunan on dokuzluk bölümün bölüm sonlarında bulunan özetlerini kısaca yazarak başlamak istiyorum. Bölüm-1 Temel Unsurları Kavramak: Beden dili sinyallerini okumayı öğrenmek, diğerlerinin egemenlik kurma ve bir durumu kendi çıkarlarına göre kullanma yetisini nasıl elde ettikleriyle ilgili sizi bilinçlendirmekle kalmayacak, onların bunu size de yaptıklarını fark ettirecek ve daha da önemlisi, diğer insanların duygu ve düşüncelerine karşı daha hassas olmayı öğretecek. Bölüm-2 Güç Ellerinizde: Çoğumuz tanışmanın ilk birkaç dakikasının o ilişkiyi ilerletebileceği ya da bozabileceği gerçeğinin farkında olmamıza rağmen, çok az kişi ilk karşılaşmada başkalarının üzerinde nasıl bir etki oluşturduğunun farkındadır. Bölüm-3 Gülümsemenin Ve Kahkahanın Sihri: İnsanlara gülümsediğinizde, hemen hemen her zaman gülümsemenize karşılık verirler ve bu sebep ve sonuç ilişkisinden ötürü hem siz de hem de karşı tarafta olumlu duygular yaratır. Bölüm-4 Kol İşaretleri: Nasıl bakarsanız bakın, kolları vücudun ön kısmında birleştirmek olumsuz görülür ve mesaj göndericinin olduğu kadar alıcının da zihnindedir. Bölüm-5 Kültürel Farklılıklar: Jestlerin kültürel olarak yanlış anlaşılması utanç verici sonuçlara sebep olabilir ve bir kişinin beden dili ve jestlerinin anlamı hakkında hüküm vermeden önce özgeçmişi her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Bölüm-6 El Ve Baş Parmak Hareketleri: Baş parmaklar binlerce yıl boyunca güç ve otoritenin işareti olarak kullanıldılar. Bölüm-7 Değerlendirme Ve Kandırma: Jestler ile nasıl kandırılır ve yanlış çıkarımlarda bulunur üzerine bir bölüm. Bölüm-8 Görme İşaretleri: Bakışlarınızı doğrulttuğunuz yerin yüz yüze karşılaşmalarda sonuç açısından güçlü bir etkisi vardır. Eğer müdürseniz ve
Beden DiliAllan Pease · Epsilon Yayınları · 2018365 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2020 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 23:29
Lise yıllarımda Çat pat hatırladığım kadarıyla, felsefe hocasının elinde bir nesne (muhtemelen bizi güdülemek için; felsefe dersini bir çoğumuz sevmediğimiz gibi bir de önyargılıyız)'yi kaldırıp bir şeyler sorduğunu hatırlıyorum. Tabi ne sorduğunu şuan tam hatırlamıyorum. Bir arkadaşımla göz göze gelip güldüğümüz, hatırladıklarım arasında . İlk felsefeyle tanışmam böyle oldu ve bir türlü felsefe' ye ısınamadım nedendir bilmem. Bir arkadaşımın tavsiyesi ile Albert Camus'a başladım, kitabı tavsiye eden arkadaşım "Albert Camus'tan keyif almam için Varoluş felsefesi ile ilgili araştırma yapmam gerektiğini söylemişti. Tabi bende varoluş felsefesi ile ilgili baya bir makale okuyup, video izlemiştim. Gerçekten de Albert Camus'u okumuş, baya bir keyif almıştım. Bu gazla"artık felsefe kitapları okumalıyım" dedim  "Sofie'nin Dünyası(Ona da teknik demek zor) kitabını" hariç diğer felsefe kitapların(teknik) bir türlü devamı gelmedi; taki Nigel Warburton'un "Felsefenin Kısa Tarihi" kitabını okuyana kadar. Bu kitap yazarın okuduğum 2. kitabı ve bundan da inanılmaz keyif aldım. Bocalamalarıma yeni bocalamalar ekledim. Kitap 7 Temel Konu üzerinde duruyor :Tanrı, Doğru ve Yanlış, Hayvanlar, Siyaset, Zihin, Bilim ve Sanat. TANRI:Tanrı var mıdır? Sorusuyla giriş yapıyor yazar. Tanrının varlığı ve yokluğu ile ilgili filozofların argümanları ve eleştirilerini okuyabiliyorsunuz.Benim de dikkatimi Tasarım argümanı(doğada yaptığımız gözlemlerden hareketle ve analoji yaparak  Tanrı’nın varlığını kanıtlamaya çalışan argüman) çekti diyebilirim. Özellikle teistler bu argüman üzerinde Tanrının varlığını bir şekilde açıklamaya çalışırken ateistler ise eleştirileriyle buna karşı çıkıyor. Tanrı kötülüğü neden yarattı kısmına gelince ki, benimde yer yer sorduğum soru aslında. Daha iyi bir
Felsefeye GirişNigel Warburton · Alfa Basım Yayım Dağıtım · 20221,906 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
“ Batı’nın modern çağ fantazisi romanlarıyla Doğu’nun Binbir Gece Masalları’nın özgün bir bileşimi” “ Tabiata,emeğe ve şiire övgünün romanı” Kitabı ilk elime aldığımda sayfa sayısı ve punto’nun küçük olması sebebiyle biraz gözüm korksada sayfaları okumaya başlamamla farklı bir alemde buldum kendimi.Masalın başladığı yer Anakara.Okudukça karakterler,tabiat,doğa’nın gücü,yaşam enerjisi,şiirler,şairlere verilen değerler ve daha bir çok duygu yoğunluğuna tanık olacak geçmiş ve gelecek içerisinde güzel bir yolculuğa adım atmış olacaksınız.Kitabımızda ki karakterlerin her biri ana karakter,olayların örgüsü kendi içinde birer tarz olsa da kitabın tamamına bakılacak olursa konuların harmanlanmış ve biz okurlara yansıması anlaşılır bir şekilde sunulmuştur.Kitabımız şöyle başlıyor:Bendag bilge şair 50 yıl önce ayrıldığı Anakara’ya dönerek kendini doğduğu yerde huzurlu bir şekilde ölümü beklemek istiyor.Kimliğini kimselere söylemek istemiyor hatta belki unutuldum diye bile düşünüyor.Adımını Anakara’ya atmasıyla tek bir amacı vardır Odragend’de yapılacak On Üç Dolunaylı Yıl şenliklerine katılmak.Diğer bir karakterimiz Moottah,yıllarca inzivaya çekilmiş ve artık zamanı geldiğine inanarak yanına aldığı iki ikiz kardeşlerin birileri olan Zeey ve Tagan.Moottah’ın da amacı Odragend’e gitmektir.Yolculuk esnasında yıllarca biriktirdiği bilgileri iki ufaklığa aktararak ilerde onların da bu yolda birer bilge olmalarını istemesidir.Ve Gamenn,gözü pek polisimiz.Yıllarca işlenen şairlerin cinayetleri arasında ki bağlantıyı bulabilme adına kendini işine adayan Odragend’de yapılacak şenliklerde düğümü çözeceğine kanaat getiren ve istikâmetini o yöne çeviren zeki bir karakterimiz.Durun daha bitmedi yan karakterlerimiz var.Ümma,gördüğü rüyalar ile Gamenn’e yardımcı olmaya çalışan işlenen
Şairin RomanıMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 20211,958 okunma
5/10
·320 syf.··
2018 110. kitabı
Gece 1.00 civarı televizyonun başına geçip bir flim izlemek için kanalları dolaşırsınız da karşınıza saçma sapan seytan flimleri çıkar ya,işte elinizdeki kitap o mihvalde bir kitap.Baştan sona sacma sapan.Be mubarek bu kadar saçma sapan bir konuya ne diye güzelim Ağrı Dağı'nı ve Nuh'un gemisini karıştırdın.Ben cok daha nitelikli bir roman beklemistim hayal kırıklıği yaşadım.Ayrıca dil tökezliyor.Uslup akıcılıktan uzak.Boşa zaman geçirmek ısteyenler okuyabilir.
Ağrı DağıChristopher Golden · İthaki Yayınları · 2018218 okunma