Lise yıllarımda Çat pat hatırladığım kadarıyla, felsefe hocasının elinde bir nesne (muhtemelen bizi güdülemek için; felsefe dersini bir çoğumuz sevmediğimiz gibi bir de önyargılıyız)'yi kaldırıp bir şeyler sorduğunu hatırlıyorum. Tabi ne sorduğunu şuan tam hatırlamıyorum. Bir arkadaşımla göz göze gelip güldüğümüz, hatırladıklarım arasında . İlk felsefeyle tanışmam böyle oldu ve bir türlü felsefe' ye ısınamadım nedendir bilmem.
Bir arkadaşımın tavsiyesi ile Albert Camus'a başladım, kitabı tavsiye eden arkadaşım "Albert Camus'tan keyif almam için Varoluş felsefesi ile ilgili araştırma yapmam gerektiğini söylemişti. Tabi bende varoluş felsefesi ile ilgili baya bir makale okuyup, video izlemiştim. Gerçekten de Albert Camus'u okumuş, baya bir keyif almıştım. Bu gazla"artık felsefe kitapları okumalıyım" dedim "Sofie'nin Dünyası(Ona da teknik demek zor) kitabını" hariç diğer felsefe kitapların(teknik) bir türlü devamı gelmedi; taki Nigel Warburton'un "Felsefenin Kısa Tarihi" kitabını okuyana kadar. Bu kitap yazarın okuduğum 2. kitabı ve bundan da inanılmaz keyif aldım. Bocalamalarıma yeni bocalamalar ekledim. Kitap 7 Temel Konu üzerinde duruyor :Tanrı, Doğru ve Yanlış, Hayvanlar, Siyaset, Zihin, Bilim ve Sanat.
TANRI:Tanrı var mıdır? Sorusuyla giriş yapıyor yazar. Tanrının varlığı ve yokluğu ile ilgili filozofların argümanları ve eleştirilerini okuyabiliyorsunuz.Benim de dikkatimi Tasarım argümanı(doğada yaptığımız gözlemlerden hareketle ve analoji yaparak Tanrı’nın varlığını kanıtlamaya çalışan argüman) çekti diyebilirim. Özellikle teistler bu argüman üzerinde Tanrının varlığını bir şekilde açıklamaya çalışırken ateistler ise eleştirileriyle buna karşı çıkıyor. Tanrı kötülüğü neden yarattı kısmına gelince ki, benimde yer yer sorduğum soru aslında. Daha iyi bir