Çiçek

Tam Kendini Seveceksin...
Üç yıldır ölüyorsun Hatice Yataktan kalkıyorum, ölüyorsun Odadan odaya geçiyorum, ölüyorsun Su içiyorum, boğazımda mezar gecesi bir taş Bademaltı'ndayız, ayaklarını sevdiğin günler Ölüler de soluk almak ister Limon çiçeklerinden bir yaşama ayini "Yaptım mamur ettim geri devirdi" diyor bir ses* (*Sefil Selimi) Gözbebeklerinden topuklarına çekiliyor dünya Eteklerinden düşüyorum, düşüyorum. İşten geliyorsun, kış, soluğun saçaksız kuşlar İki omzunda bitmiş gün Ellerinden tutuyorum Birden ölüyorsun. "Bugün çok güzelsin" diyor Ayşegül Hemşire İçinde bir nazlı göl usulca yapraklanıyor Tam kendini seveceksin Ölüyorsun. Çıralı'ya gidelim haydi, nar çiçekleriyle Yaseminlerle silelim ilaç kokularını Kalkacaksın, ölüm ayaklarında bir isteksizlik. Bizim o elleri gökyüzü doktorlarımız "Hatice abla" diyorlar, hepsi birer Lokman iyiliği
Sayfa 28
Reklam
Uğultu
Yıllarca yalnızlık şiirleri yazdım. Kalabalıklardan yapılmış bir ceza Kalabalıklardan boğulmuş bir arzu Tanrının sureti, ormanların uğultusu Seslerden soğuk bir sessizlik Çıngıraklı zamanlar Boyasız evler, çatısız duvarlar Bir şey söylemeden gidenler Bir şey söyleyip de unutanlar Sokak köpeklerinin ıslık çalan gecesi Ağaçların sabah rüyası yollar boyunca Yoksulluğun çarşılarda döktüğü yaprak Ayrılık dedim, kavuşma dedim "İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi" dedim. Şimdi içimde kirpiklerinin uğultusu Ağız dil vermez bir dünya cezası Başkalarının kaderlerinden soğuma Bir öksüz ruh, bir gönül acısı Toprağın bedeninde bulutların kefeni... Ölümünü bırakıp odalarımıza Uzun yanlışımızı düzelttin sonunda: Tanrı yalnızlığı senden yaratmış.
Sayfa 26
Eski Yalnızlık
Vefasızlık, Hatice İnsanın büyük yalnızlığı Küçük ölümü Kendine verdiği bir eksilme cezası. Senin o kirpiklerinden tutup Başını güneşlere çevirdiğin çocuklar var ya Evlerinin acısını kalbinde uyuttuğun Şimdi senden çok uzaktalar. Kendisini sevmek için olsun İnsan arar değil mi bir iyilik zamanını Kalp, eşyadan daha çabuk soğuyormuş Eyvah ki bir daha yalnızsın mezarında. Nasıl unutuşa dönüşür insan böyle Güzellik ölümle biter mi hiç Sen olsan yine bağışlardın Ben yapamıyorum Yunus'un kızı. Kırk beş yıldır beni insan eden Yüreğindeki o sabırlı merhamet Soğumasın diye bu sessizlikte Onların yerine de konuşuyorum seninle.
Sayfa 22
"Nasıl oluyor da vasıfsız ve cahil ruhlar, becerikli ve zeki ruhları rahatsız edebiliyor? Becerikli ve zeki ruh nedir? Başlangıcı ve sonu, tüm varlığın tözünü oluşturan, belirlenmiş döngülerle evreni yöneten gücü idrak edebilen ruhtur."
Sayfa 64
"Biri sana yanlış mı yaptı? Bırak yapsın, o onun sorunu. Kendi karakteri ve davranışları, onu ilgilendirir. Ben ise, evrensel doğanın bana bahşettiği şeylere sahibim, doğamın gerektirdiği şekilde hareket ediyorum."
Sayfa 62
Reklam