sudem

(...) zaten bir anlamı da yoktu bunun. Ne de olsa insan her zaman biraz suçludur.
Sayfa 25·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yüzüyle hiç bağdaşmayan, ahenkli, titrek, olağandışı bir sesi vardı. "İnsan yavaş yürürse güneş çarpabilir. Ama hızlı yürürse de kan ter içinde kalır ve kilisede üşütür," dedi bana. Haklıydı da. Bundan kaçış yoktu.
Sayfa 23·Kitabı okudu
"İnançlı mısın?" "Pek sayılmaz. O annem olur." "Eh, annelerle Tanrı genelde iyi anlaşır zaten."
Durdu. "Bacaklarını kaybedebileceğini söylemişlerdi..." Durdu ve yüzünden gözyaşlarını sildi. "Seni bir daha asla evden dışarı çıkarmayacağım, asla." "Faşistsin," diye fısıldadım. Beni öptü. “Tatlı güzel oğlum benim." "O kadar da tatlı değilim, anne." "Benimle tartışma." "Peki," dedim. "Tatlıyım."
"Dünyadaki en cesur çocuksun." "Değilim." "Öylesin." "Ben kendi rüyalarından korkan çocuğum, baba. Hatırlasana."