sudem

Sonbahar geldiğinde pampas otlarının üstüne düşen çiğ taneleri gibi... Silinip gidecekmişçesine perişan hâldeyim...
Sayfa 59
"Böyle sessiz sakin bir yer daha huzurlu değil mi?" "Huzur, huzursuzluk, hatta bu dünya, kafanın içindeki şeylerden sadece biri olduğu için fark etmiyor ki. Pirelerin dünyasını istemediğin için sivrisineklerin dünyasına taşınmanın bir anlamı olmaması gibi."
Sayfa 58
Ben bir ressamdım. O da sıradan bir kız değildi.
Sayfa 55
Henüz tutuşmamışken şafak ateşi, Yoldaki seyyahların ay ışığı kaybından da Hüzünlüdür. Aydınlık yüzünün ufkumdan silinişi... Eğer ona âşık olsaydım ve kendimi parçalayacağımı bilsem de onu görmeye gitmem diye düşünseydim, bir de deminki gibi ayrılan bakışlarımız için dehşete düşene kadarki süre zarfında mutluluk ve pişmanlık arasında gidip gelen bir duyguya kapılsaydım, ben de mutlaka böyle bir şiir yazardım. Üstüne, İzlerdim ölsen de yolunu, Seve seve teslim olurdum nefesime. diye iki dize daha ekleyebilirdim.
Sayfa 54