Gerçek hayatta trajedinin, sahnedekine ya da bir kitabın sayfaları arasındakine benzemediğini biliyorlarmış. Trajedi ne bir ceza ne de bir dersmiş. Dehşeti tek bir insana yüklenemezmiş.
Sonra onlara bir kutu kibrit vermiş.
Neredeyse on altı yaşında olmalarına rağmen hiç ateş görmemiş olan çocuklar kendilerinden geçmişler.
Haydi çakın, demiş cadı gülümseyerek. Ateş çok güzeldir. Bir zararı dokunmaz.
Haydi çakın, demiş, alevler ruhunuzu temizler.
Haydi çakın, demiş, sonuçta özgür zihinlersiniz.
Haydi çakın, demiş. Harekete geçmedikçe yaşamanın anlamı ne ki?
Ve çocuklar ona uymuşlar.
Ondan kibritleri alıp çakmışlar. Cadı güzelliklerinin yanmasını izlemiş;
neşelerinin,
zekâlarının,
esprilerinin,
açıkyüreklerinin,
cazibelerinin,
gelecekle ilgili hayallerinin.
Hepsi dumana karışırken cadı izlemiş.