Babası bir papaz olan ve 1816 yılında dünyaya gözlerini açan Charlotte Brontë, 3 kız kardeşin en büyüğü. Annesini küçük yaşta hastalıktan kaybediyor. Beş kardeşin bakımını teyzeleri üstleniyor. Ardından 3 kız kardeşiyle aynı okula başlayan Charlotte okulun sağlıksız koşulları yüzünden Elizabeth ve Maria'yi kaybediyor. Daha sonra bu okuldan ayrılıp başka bir okula başlıyor ve buradan mezun oluyor. Yine aynı okulda 2 yıl öğretmenlik yapıyor. Ardından Brüksel'de Constantin Heger ve karısının işlettikleri okulda kardeşi Emily İle beraber çalışmaya başlıyor.Onca kayba ve acıya rağmen sürdürdükleri hayatın düzeldiğini düşündükleri bir anda teyzeleri ölüyor bu sefer. Daha sonra tekrar Brüksel'e dönen Charlotte okulun sahibi Constantin Heger'e aşık oluyor.
Ölüm nedeni tam olarak bilinmese de 39 yaşında 1855'te hayata veda ediyor.
Jane Eyre papaz babasını ve annesini küçük yaşta kaybediyor ve dayısı onun bakımını üstlenmek üzerine yanına alıyor. Ancak dayısı öldükten sonra yengesiyle beraber sığıntı olarak yaşamaya başlıyor. 10 yıl kötü muameleye maruz kaldığı bu evden en sonunda Lowood yatılı okuluna başlayarak kurtulmuş oluyor. 6 yıl bu okulda öğrenim gördükten sonra 2 yılda öğretmen olarak çalışıyor bu okulda. Ardından mürebbiye olarak Thornfield'de çalışmaya başlıyor. Evin sahibi olun Mr. Rochester'a aşık oluyor ve başına asla hayal edemeyeceği olaylar geliyor.
Jane Eyre aslında Charlotte'ın düşüncelerini yansıtan ve kendi hayatının izlerini yoğun şekilde taşıyan bir eser. Erkek egemen dönemin bunaltıcılığı karşısında Jane'in yani Charlotte'ın tavrını oldukça net anlayabiliyorsunuz. Asla bitmesini istemediğim bir kitaptı. Bir serüven.
En yakın zamanda da filmlerini izleyeceğim
'Hayır, sen kendin çekip gideceksin, kimse sana yardım etmeyecek. Kendin oyacaksın sağ