Yatarız, bir düş, uykuyu zehirlemeye kadir,
Kalkarız; başıboş bir düşünce günü kirletir, Hisseder, düşünür, akıl yürütürüz, ağlar ya da güleriz, Sevgili acılarımızı kucaklar, tasalarımızı defederiz
Hep aynı, ister keder, ister neşe, Çıkış yolu serbesttir yine de
İnsanın dünü asla yarını gibi olamaz, Değişim dışında hiçbir şey ayakta duramaz!
Ağlayın mutsuzlar ağlayın, ama bunlar son gözyaşlarınız değil! Cenaze feryatlarınız yine yükselecek, ağıtlarınız tekrar tekrar duyulacak! Oğlunuz, yakınınız, çok sevdiğiniz can dostunuz Frankenstein; uğrunuza kanını son damlasına kadar verebilecek olan, sevgili yüzlerinize yansıyan sevinçlerin dışında hiç bir sevinci, hiçbir düşüncesi olmayan, göğü sizin için dualarıyla dolduran ve ömrünü uğrunuza hizmetle geçiren bu insan, sizlere ağlamanızı, sayısız gözyaşı dökmenizi buyuruyor. Bu amansız kaderin gözü doyar da kabrin huzuru hüzün dolu azabınıza ulaşmadan önce bu yıkım sona ererse umduğunun da ötesinde mutlu olacak!