Hayal gücüm gelişti misal. Eskiden böyle değildim. Gördüğümün ötesini görmezdim, iki boyutlu yaşamdan boyutlar arası yaşama geçtim. Artık dünyadaki her şey seninle bağlantılı Muazzez. Sabah güneş doğuyor, diyorum; Muazzez de aynı böyle; dünyada bir tane. Bir derin nefes alıyorum, diyorum şimdi olaydı, kokusu burnumdaydı. Yüzümü yıkıyorum, su diyorum, sanki Muazzez’in elleri yüzümde geziyormuş gibi. Bahçedeki söğüt rüzgârda sallanıyor; diyorum “Muazzez bu, bu onun saçları.” Dalına bir kuş konuyor, diyorum geldi, kuş oldu da geldi. Az ilerde bir gül görüyorum, diyorum bu Muazzez’in dudakları değilse ben de insan evladı değilim.
Başımı gündüz yukarı kaldırsam gözlerinin karası, gece kaldırsam saçlarının siyahı. İyi ki bitmiş hakikaten. Bitmeseydi sabah kalkar, yüzüne bakar, saçını koklar, dudağından öper güne öyle başlardım mesela. Ne sıradan. Hiç yaratıcı değil.
Ufkumu açtın Muazzez. İçimdeki üçüncü sınıf şairi uyandırdın. Bitmeseydi, şu saatte sarılıp uyuyorduk, bak şimdi seni sayıklıyorum.
Anneler evlatlarının masumiyetini bir nişan gibi gözlerinin içinde taşıyorlar her zaman, bunu kaybederlerse eğer başka hiçbir şey göremeyecek kadar karanlık bir suçluluk duygusuna gömülüp kalacaklarını sanıyorlar.
Babaannem, oğluna duyduğu inancın içine babamın masumiyetini bir bebeği kundaklar gibi sardı ve gitti. Bir daha bana bakmak için gelmedi.
İnsan organizmasının günümüz toplumlarının çığırından çıkmış hızına dayanıklı olup olmadığı bilim adamları tarafından araştırılmış ve çoğu, insanın yenilikleri benimseme yeteneğinin sınırlı olduğu sonucuna varmışlardır. İnsanın, hızlı değişikliklere uyum gösterebilse de, bu değişiklikleri gerçekten özümseyebilmesi için, yeni olaylarla geçmiş arasında bir ilişki kurabilmesi, yaşamının denetimini elinde tutabilmesi ve nereden gelip nereye gittiğinin durum değerlendirmesini yapabilmesi gerekmektedir. Oysa çağımız insanının bunu gerçekleştirebilmesi giderek güçleşmektedir. Böylesi hızlı bir değişim içinde, bazı toplumlarda bir kuşakta benimsenen değerler bir sonraki kuşakta tümden reddedilmektedir.
Margaret Mead, Yeni Gine'de ana babası yamyam olan bazı gençlerin bugün tıp öğrenimi yapmakta olduğunu gözlemlemiştir. Değişme hızı, insanları doğruyu yanlıştan ayırmalarına olanak bırakmadan karar vermeye zorlamaktadır.
Dolayısıyla davranışlar çoğu kez, geleceğe yönelik bir tasarının parçası olmaktan çok, o anda beklenmedik bir biçimde karşılaşılan durumlara gösterilen yalın tepkilerden ileri gidememektedir.