– Soyaratımı bir bilimdir, dostum. Doğumları iyileştirmek, çürükleri, bozukları ayırmak... Devleti bir insan vücudu gibi düşünüyoruz, istenmeyen unsurlar gerçek bir tehlike arz ediyor. Kısırlaştırmaya başladık. Artık daha radikal bir şekilde davranmamız gerekiyor. Parazitler ulusun bedeninde yaşıyor. Biz panzehiriz. Biz ilacız!
Sayfa 285 - Doğan Kitap 39. Baskı / Mayıs 2023·Kitabı okuyor
Nazi döneminde 'ideoloji' maskesiyle, bugün ise 'kişisel hırslar ve para' uğruna yapılanlar; temelde aynı hastalıklı kibirden besleniyor: İnsanın, yaşamın sahip olduğunu sanma yanılgısı.
Hayatı veren Allah iken, o hayatı sonlandırma yetkisini kendinde görmek, sadece ahlaki değil, ruhsal bir çöküşün de göstergesidir. Bir insanın elinden ömrünü çekip almayı kendi ticari veya ideolojik planına bir 'arıtma' işlemi gibi dahil etmek, vicdanın yok oluşudur. İster bir ırkın saflığı, ister bir cüzdanın doygunluğu adına olsun; en savunmasız canlara kıyan bu zihniyet, aslında kendi insanlığını infaz etmektedir. Unutmamalıyız ki; vicdanını, çıkarının altında ezmeyenler, bu karanlığın panzehiridir. İnsan hayatı, kimsenin oyuncağı ya da kâr kapısı olamaz; buna cüret edenler, tarih önünde de vicdanlar önünde de mahkûmdur.
Kitap sayfalarında karşıma çıkan bu söz; totaliter zihniyetlerin insan bilincini ve iradesini nasıl ele geçirmek istediğini anlatan en ürkütücü tarihi itiraflardan biri. Bir toplumun sadece eylemlerini değil, düşüncelerini, algılarını ve zihin dünyasını da kontrol altına alma arzusu, ne yazık ki tarihin belli bir dönemiyle sınırlı kalmıyor.
Dönemler, isimler ve coğrafyalar değişse de, kitlelerin algı yönetimiyle tek tipleştirilmesi ve insanın en doğal hakkı olan özgür düşüncenin sınırlandırılması evrensel bir tehlike olarak varlığını koruyor. İnsanların elinde özgürlük adına sadece rüyaların kalması, bir toplumun uğrayabileceği en büyük zihinsel kuşatmadır.
Tarihin bu karanlık sayfaları, bugünün dünyasında da bireyin kendi zihnini, algılarını ve özgür düşüncesini korumasının ne kadar hayati olduğu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Okuduğumuz bu satırlar, insan psikolojisi ve toplumsal mekanizmalar üzerine derin derin düşünmenize vesile olmalı.
📜 👁 🧠 🌙 💭 ⭐️
#RobertLey #Alıntı #1000Kitap
Bir insanı hem çok sevip hem de ondan aynı güçle nefret etmek, aslında aradaki bağın ne kadar derin ve koparılamaz olduğunu gösterir; çünkü nefret, sevginin tersi değildir. Sevginin tersi kayıtsızlıktır. Nefret de tıpkı sevgi gibi büyük bir enerji ve tutku barındırır.
Gençliğin cesareti genellikle kaybedecek bir şeyinin olmamasından ve cehaletin getirdiği o gözü kara dürtüden gelir. Ancak olgunluk çağının cesareti çok daha büyüktür; çünkü insan neyi riske attığını, bedellerin ne olduğunu bilerek adım atar. Yani aslında asıl cesaret, hayatı ve getireceklerini tanıdıktan sonra başlar. :)