Filiz Yıldız

... Günün birinde baştan başa parçalarına ayrılacak insan; belki Düşünce'nin, İstenç'in öğeleri bulunacak. Ama bunu yapanların karşısına hep o X –bir zamanlar benim de gelip çarptığım şey– çıkacak ve onu çözemeyecekler. Bu X, SÖZ'dür. SÖZ, onu kabule hazır olmayanları yakar, yok eder. SÖZ, durmaksızın TÖZ'ü doğurur.
Sayfa 110 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları III.BASIM, HAZİRAN 2020·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce Psikoloji
Filiz Yıldız
İnsan her şeyi çözmeye çalışacak, fakat varlığın en derin sırrı olan yaratıcı ilkeye (SÖZ'e) ulaştığında aklının sınırlarına çarpacaktır; çünkü görünen bütün varlık, görünmeyen bir hakikatten doğar. Yani önce yaratıcı ilke (SÖZ) vardır; görünen evren ve varlıklar (TÖZ) ondan doğar.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Balzac'ın gördüğü o sis, bugün hâlâ dağılmış değil
"Büyük bir insanlık savaşı öncesindeyiz gibi geliyor bana; güçler meydanda, ama ortalıkta bir general görmüyorum."
Sayfa 75 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları III.BASIM, HAZİRAN 2020·Kitabı okudu
Alıntı
Filiz Yıldız
Yüzyıllar geçiyor, araçlar değişiyor; ama insanlığın sınavı aynı kalıyor: Güç mü kazanacak, vicdan mı? Louis Lambert Honore de Balzac
Eğer ruhumuz varsa neden maddenin bu denli kölesi?
Ruhu icat edip işin içinden çıkmışlar, bunu biliyorum; ama insanın alçak yanlarına, boynumuzun büküklüğüne, tiksintilerimize, çöküntümüze Tanrı'yı ortak etmekten çekinirim ben. Bizde tanrısal bir cevher olsaydı eğer bir iki kadeh rom bunu hiçe indirebilir miydi? Bir afyon tanesiyle eli kolu bağlanan ve maddeyle kısıtlanan yetiler, nasıl olur da maddeden bağımsız sayılır?
Sayfa 73 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları III.BASIM, HAZİRAN 2020·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce Psikoloji
Filiz Yıldız
Belki de insan, kendi sınırlılığını kabul etmek yerine, bu sınırlara "ruh" adını vererek kendini avutmaya çalışıyordur. Louis Lambert'in dürüstlüğü, bu avuntunun ötesine geçerek maddenin gerçekliğini olduğu gibi, tüm çıplaklığıyla kabullenmeyi öneriyor.