Buz tutmuş ülkemde terk ediyorlar beni. Dönüp bakışlarını almış gidiyorlar. Bak sözlerim geç ediyor uzak diyarlara görüyor musun? Bir daha gelmemek üzere teker teker uzaklaşıyorlar. Ayak seslerini hissediyor musun? Sıcacık kalplere, güneşin doğuşuna gidiyorlar, mutlu olacaklar.
Artık benim güneş doğacak cümlelerim yok anlıyor musun?
Taşınması zor bir yükün altındayım. Omuzumda ne çok şey var ve ben ne çok acizim. Ömrüm sınırlı, elim kısa, zamanım dar. Güneşin batmasına bir mızrak boyu kaldı, ne yapılacaksa bu zamanda yapılacak.
Balığın mucizesi denizdi’ bir solukta beni yut abilecek deniz, balığın evi idi. Bizim mucizemiz dünya idi, altını üstüne getirdiğimiz dünya, şehirler kurduğumuz, dağları delik deşik ettiğimiz dünya, bizim evimizde.