Metapolialektik: Düşünce, Bilim ve Hakikat Sentez
Metapolialektik: Düşüncenin, Bilimin ve Hakikatin Nihai Sentezi Cevat ORHAN Giriş: Bilim ve Felsefeyi Birleştiren Bir Paradigma Bu makale, geleneksel düşünce kalıplarının ötesine geçerek bilim, felsefe ve maneviyatın nihai birliğini sorgulayan uzun bir düşünsel yolculuğun sonucudur. Amacımız, evrenin temel doğasını, yalnızca fiziksel yasalarla değil, aynı zamanda temel bir bilgi ve potansiyel ağı tarafından yönetilen, helezonik ve döngüsel bir akış olarak ele alan Metapolialektik adında yeni bir bilimsel-felsefi çerçeve sunmaktır. Bu yolculuk, en temel çelişkilerden başlayarak, varoluşun ve bilincin ötesindeki o nihai Mutlak Hal'i tanımlamaya çalışmaktadır. 1. Diyalektik: Düşüncenin Evrimsel Yolu Düşüncemizdeki her ilerleme, genellikle bir fikir ile onun zıt bir fikirle çatışmasından doğar. Diyalektik, bu temel süreci tanımlar: bir tez (öneri) karşısına bir antitez (karşıt fikir) çıkar ve bu çatışma, her ikisini de kapsayan daha yüksek bir anlayışa, yani bir senteze yol açar. Bu süreç, bilginin durağan olmadığını, sürekli bir gelişim içinde olduğunu gösterir. Bu yolculukta biz, bu temel diyalektik ikiliği, insan doğasındaki "Ahsen-i Takvim" ve "Esfele Safilin" potansiyellerini tartışarak ele aldık. Bu ikilik, insan varlığının hem en yüksek mükemmelliğe hem de en alçak durumlara düşme potansiyelini barındırdığını gösterir. 2. Polialektik: Çoklu Bakış Açılarının Sentezi Düşüncenin evrimindeki ikinci aşama olan polialektik, basit zıtlıkların ötesine geçerek çoklu bakış açılarını sentezler. Diyalektik bir çatışmanın ötesinde, polialektik, hakikatin birden fazla disiplinin veya düşünce sisteminin bir araya gelmesiyle anlaşılabileceğini savunur. Bu yaklaşım, bilginin tek bir kaynağa ait olmadığını, farklı pencerelerden gelen verilerle zenginleştiğini gösterir. Bu bağlamda,
that like the Prophet had satisfied the thirst of a whole army with water flowing from his fingers, and the whole congregation had heard a dry wooden post against which Muhammad (PBUH) had leant while delivering the sermon weep on being separated from him, the Splitting of the Moon had been transmitted by numerous authorities. That is to say, these events had been passed down from group to group forming such a vast congregation that a conspiracy to lie would have been impossible. Like the appearance of the famous Haley's Comet a thousand years ago had been unanimously reported, and the existence of the island of Ceylon was certain due to unanimous reports, although we had not seen it. Letters - 248
Din
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
BİLİNMEYEN SULAR / 2019 Atıflar I
Atıflar : Alkor : Alcor, Büyükayı takımyıldızında bulunan bir ikili yıldız sistemidir. Büyük Ayı'daki Büyük Ayı asterizminin sapında çıplak bir göz oluşturan iki yıldız olan Mizar'ın daha sönük arkadaşıdır. İkisi de Hipparcos astrometri uydusu tarafından ölçüldüğü üzere Güneş'ten yaklaşık 83 ışıkyılı uzaklıkta yer alıyor. Mizar : Mizar yıldızı Ursa Major (Büyük Ayı) takımyıldızında bulunan bir yıldızdır. Yıldızın ismi Arapça ميزر mīzar, "kemer/kuşak" sözcüğünden türemiştir. Dünyaya yaklaşık olarak 72 ışık yılı uzaklıktadır. Gözle görülebilen yıldız farklı kurgusal eserlerde (örneğin romanlarda) yer almıştır. Bilimsel adı 80 Ursae majoris, diğer adı Arundhati. Büyük Ayı'daki Alcor yıldızının yanında, bulutsuz havalarda, az ışık olan yerlerden gözlemlenebilen küçük yıldız, bu yüzden eski zamanlarda görüş keskinliği ölçmede kullanılıyordu. sy. 9, sy. 85 Pink Floyd : 1965'te Londra'da kurulan İngiliz progresif/psikedelik rock müzik grubu. Felsefî şarkı sözleri, yenilikçi albüm kapakları, etkileyici-girift sahne şovları ile Pink Floyd, dünya çapında başarıya ulaşmıştır. Pink Floyd, gitar ve vokalde Syd Barrett, davulda Nick Mason, basta ve vokalde Roger Waters ve klavye ve vokalde Richard Wright adlı üniversite öğrencileri tarafından kuruldu. 1960'ların sonunda Londra'nın yeraltı müzik dünyasında verdikleri konserlerle popülerlik kazandılar ve Barrett'in liderliği altında listelere giren iki single ve başarılı bir ilk albüm olan The Piper at the Gates of Dawn'u (1967) yayımladılar. Gitarist ve vokalist David Gilmour Aralık 1967'de gruba katıldı. Zihinsel rahatsızlık geçiren Barrett, durumunun kötüleşmesi ile Nisan 1968'de gruptan ayrıldı. Waters grubun birinci söz yazarı ve yaratıcı lideri oldu ve The Dark Side of the Moon (1973), Wish You Were Here (1975), Animals
Darkness, Lord Byron
I had a dream, which was not all a dream. The bright sun was extinguish’d, and the stars Did wander darkling in the eternal space, Rayless, and pathless, and the icy earth Swung blind and blackening in the moonless air; Morn came and went–and came, and brought no day, And men forgot their passions in the dread Of this their desolation; and all hearts Were chill’d into a selfish prayer for light: And they did live by watchfires–and the thrones, The palaces of crowned kings–the huts, The habitations of all things which dwell, Were burnt for beacons; cities were consum’d, And men were gather’d round their blazing homes To look once more into each other’s face; Happy were those who dwelt within the eye Of the volcanos, and their mountain-torch: A fearful hope was all the world contain’d; Forests were set on fire–but hour by hour They fell and faded–and the crackling trunks Extinguish’d with a crash–and all was black. The brows of men by the despairing light Wore an unearthly aspect, as by fits The flashes fell upon them; some lay down And hid their eyes and wept; and some did rest Their chins upon their clenched hands, and smil’d; And others hurried to and fro, and fed Their funeral piles with fuel, and look’d up With mad disquietude on the dull sky, The pall of a past world; and then again
Şiir
Not mine. From we heart it. But i like this post. So...read it.
"I am happy," you replied with a smile so soft that if I hadn't known you for years, I would have believed it. You leaned in to light the cigarette between your lips. One of the many vices you had willingly decided to adopt. Forcing them into your life as a way to disguise whatever other vices you had been hidding. "Why wouldn't I be?" You looked away so I couldn't meet your eyes. Even when your whole face and body believed your lies, your eyes didn't. Faker. "Out of all the things you are shit at," I said standing up. You looked at me, half laughing, half wondering what I was going to say next. "Lying is the one you suck at the most." You leaned back, both palms on the ground, your head tilted back facing the sky. Your eyes closed telling me that I might as well leave. "What a rude little thing you are." Laughing. Smiling. Like you didn't care. Faker. "I'm leaving now." You stopped smiling, but you weren't careless enough to let the rest of you know how bothered you were. "I hope you find the happiness you've been pretending to have." Consistency? I don't know her. I'm currently reading No Longer Human by Osamu Dazai. I really really wanted to like it, but... I think I hate it. I'll let you know once I finish it. What are you currently reading? Kaen.
Edebiyat