Yirmi üç yaşıma gelmiştim de, kendimi bildim bileli ağlamayı tanımamıştım. Her ağlanası durum salt benim öfkemi biler, ağlama duygularımı geri iterdi. O akşam ne oldu bana? Kim ne yaptı, nasıl oldu da Ali Usta ile benim arama istemediğim bir uzaklığı, soğukluğu koyuverdi? Sanki artık ne o bana inanıyordu, ne ben ona. Yoksa ben, bir vicdan ağrısı gibi ondan uzaklaşmayı mı istiyordum?
Şimdi, senin bu genç yüreciğinde bir sevda noksanı bulunmasa, hangi kız sana sevda mektupları döktürürse döktürsün, hangisi kuyruğunda kedi gibi dolanırsa dolansın, şuranda yer alıp, orada bir dalgalanma yapabilir miydi?