ne de tatlıdır felaket beklemek. çok gülündü mü başa bir iş gelecek diye endişe etmek ne serin, ne leziz bir korkudur. çünkü insan, neşeli bir pikniğin dönüşünde mahallede yangın görmeyi sever, bir yandan evsiz kalan komşuları paylaşmaya uğraşırken içten içe başına gelmediğine sevinir öbür yandan.
yazarın okuduğum ilk kitabı ancak uslubundan tutun birbirinden bağımsız gibi görünen öykülerin birbirine nahifçe bağlanışına kadar çok beğendim. kitapta bolca geçen ''deprem'' son zamanlarda tedirginlik yaratan bir konu benim için, öykülerin de genel olarak ayrılığı vurgulaması ve hüsranı çağrıştırması içimde tarifsiz duyguların eşlik etmesini sağladı kitaba. çok beğendim. bana olumlu olumsuz bir duyguyu iliklerime dek hissettiren kitaplar ayrı bir yer ediniyor aklımda ve yüreğimde. bu kitap da öyle oldu. yazarın diğer eserlerini de okumayı istiyorum çünkü samimi, sakin ama çarpıcı bir anlatıma hasret kalmışım sanırım. mutlaka okuma listenizde bulunması gereken bir kitap diyor, iyi okumalar diliyorum.
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20195,6bin okunma
silence of the lambs filminde, anthony hopkins, canlandırdığı karakterin jodie foster'ın oynadığı dedektife yönelik manipülatif davranışları üzerinden, psikopatın başka bir kişinin en zayıf noktasını tespit etmekteki yeteneğinin insanın içini donduran bir örneğini sergilemiştir.
kaktüs de sarmaşık da ışık ve su verildiğinde büyürler; ancak bu iki bitki arasındaki farklılıkları değerlendiremeyen bir bahçıvan ikisinin de tam olarak gelişmesini sağlayamaz.