genç bir avukatken bir ingiliz şair tarafından yazılmış dizeler okumuş, çok etkilenmiştim. ''taştan fışkıran bir pınar ol, suyu tutan bir kuyu olma.'' bu sözlerin doğruluğuna inanmamıştım o zaman. çünkü taşmak tehlikeliydi, taşan suyun sevdiklerimizin bulunduğu alanı basması olasılığı vardı, onları sevgi ve coşkumuzla boğabilirdik. hayatım boyunca, iç duvarlarımın sınırlarını aşmayan bir sarnıç olmaya çabaladım.
hiç karşılık istemeyen bu sevgi onu suçluluk duygularına boğmayı başarmış, kendi hayallerini çöpe atmak pahasına bir başkasının beklentilerini yerine getirme isteğini yaratmıştı. dünyada var olan yozlukları, pislikleri, güçlükleri yıllar yılı ondan saklamaya çalışmıştı bu sevgi; bu aşırı esirgemenin, günün birinde hayatın bu gerçekleriyle kaçınılmaz olarak karşılaştığında onu savunmasız bırakacağı göz ardı edilmişti.
bu lütfedip gönderdiğiniz mektupta aşk ve sevdaya dair tek kelime yok... fakat renk körlüğüne tutulmuş bir zavallı gibi gönlümdeki ateşi orada görmeye çalışıyorum.
Sayfa 71 - iş bankası, kültür yayınları·Kitabı okudu