Selam
Vegas'ta olan Vegas'ta kalır diyoruz ama bu kitabıpta hiç de öyle değil.....
Her satırına bayıldığım, keşke bu kadar çabuk bitirmeseydim dediğim kitaplayim bugün..
Serinin ilk kitabını da sevmiştim ama ikinci kitabına resmen aşık oldum. Aşırı aşırı beğendim kitabı. O kadar tatlı iki karakter vardı ki hikayede onlara aşık oldum çıktım. Özellikle Thomas gerçekten tam bir centimen. Tavırları, konuşması, hareketleri, Stella'a davranışları öyle tatlı ve okudukca okunmak istenen türdendi ki onlardan ayrılmak çok zor oldu. Ve ben şimdiden sonraki kitapta acaba onları tekrar görür müyüm diye düşünürken buluyorum kendimi
İki hafta önce nikah masasında terk edilen Stella bu kadar kısa zaman içinde bir de kuzeninin Las Vegas'ta yapılacak olan bekarlığa veda partisine katılmak zorundaydı. Bu durumla başa çıkmaya çalışırken bu parti hiç ona göre değildi, tabi partide tanıştığı adamla işler çok farklı yere gitmeseydi..
Formula 1 in en nefret edilen çocuğu olarak tanınan Thomas bir yarış sonrası sarf ettiği kötü cümlelerin basına yansımasiyla bu durum içinden çıkılmaz bir hal almaya başladı. Tam bunun üzerine gidecek olduğu bekarlığa veda partisi belki ona iyi gelebilirdi. Ve partide tanıştığı, ilk andan itiaren diyaloğlari, anlaşmaları, şakaları onları sarhoşluğun dibine vurur. Birbirlerine iyi gelen çiftimiz sabah uyandıklarında ise birbirlerini evli olarak bulurlar. Ve Vegas yine oyununu oynamış ciftimize numarasını yapmıştır.
Hemen hiç kimse duymadan bu evliliği iptal ettireceklerdir fakat çoktan basına yansıyan bu durum felaketlerinin de felaketi olabilir. Bu durumda birkaç ay evli kalıp rol yapsalar ne çıkar ki....
Anlaşmalı evlilik mi? En sevdigim.. Stella'nin kendine olan güveni, başarılı bir pastacılık şirketine sahip olması, şık, güzel ve tam da Thomas ile