Her Ahmet Hamdi, Tanpınar değildir.
9/10
·376 syf.·
2026 162. kitabı
Kitap incelemesi için mekan arıyordum. Bir kafe olmazdı. Bir kütüphane fazla güvenliydi. Bir kitapçı ise fazla kolay bir tercih gibi geliyordu. Bir süre İstanbul'un içinde dolaştım. Sonra yolum Dolmabahçe Rıhtımı'na düştü. Deniz’in kenarında durup karşı kıyıya baktım. Burası yalnızca bir kıyı değildi. Türkiye'nin hafızasında yeri olan bir mekandı. Geçmiş burada sessizce durmuyor, ara sıra ayağa kalkıp kendini hatırlatıyordu. Bir zamanlar gençlerin tarihe müdahale ettiği bu taşların üzerinde şimdi başka bir geçmişi konuşacaktım. Bu kez siyaset değil, edebiyat vardı masada. Daha doğrusu, edebiyatın geçmişle kurduğu tuhaf ilişki. Tam o sırada aklıma Murat Menteş'in Tanpınar'a Huzur Yok'u geldi. Doğru yer burasıydı. Çünkü bu roman da geçmişle bugünün çarpıştığı bir alanda kuruluyordu. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın adı romanın üzerinde bir yıldız gibi duruyordu ama hikaye sürekli bugünün içine akıyordu. Hafıza ile hareket, kültürel miras ile güncel kaos aynı sayfalarda dolaşıyordu. Fakat sonra başka bir sorun çıktı karşıma. Bu incelemeyi tek başıma yapmak istemiyordum. Romanın kendisi zaten kalabalıktı. O halde neden kahramanlarını da çağırmayayım? Zihnimde kitabın kapağını açtım. Karakterleri Dolmabahçe Rıhtımı'na davet ettim. Bir süre sonra yalnız olmadığımı fark ettim. Başkahraman yanıma geldi. Ardından diğerleri belirdi. Kimisi meraklı görünüyordu, kimisi kuşkucu. Birkaçının yüzünde ise ancak Murat Menteş romanlarında görülebilecek türden bir rahatlık vardı. Sanki hayatları boyunca tuhaflıklarla karşılaşmışlar ve artık hiçbir şeye şaşırmamaya karar vermişlerdi. Hep birlikte rıhtımın taşlarına oturduk. İlk sözü ben aldım. Şunu merak ediyorum, dedim. Bu romanın asıl meselesi gerçekten Tanpınar mı? Başkahraman hiç düşünmeden cevap verdi.
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026730 okunma
Puan vermedi
Harika bir kitabın yorumu ile geldiiim Bir gecede elimden bırakmadan okudum ve kesinlikle ilk kitaptan çok daha fazla sevdim. Karakterler o kadar tatlıydı ki hangisini daha çok sevdiğime karar veremedim. “Vegas’ta olan Vegas’ta kalır” sözünü bilirsiniz. Ama bu kitapta Vegas’ta olan orada kalmıyor. Çünkü karakterlerimizden biri Formula 1 yarışçısı, diğeri ise dünyaca ünlü bir pastane zincirinin sahibi. Thomas bir Formula 1 yarışçısıdır fakat yaptığı talihsiz bir açıklama nedeniyle linçlenmektedir. Tam bir İngiliz olan erkek karakterimiz aynı zamanda oldukça zengin bir aileden gelir. Abisinin katılması gereken bekârlığa veda partisine, aileyi temsilen o gider. Stella ise nikâh masasında terk edilmiştir ve bunun üstüne bir de sarhoşken çektiği bir videoyu paylaşmıştır. Hayatı altüst olmuşken, kuzeninin Vegas’taki bekârlığa veda partisine katılıp her şey yolundaymış gibi davranmak zorundadır. Stella ve Thomas o partide tanışır, birlikte vakit geçirirler ve sabah… birlikte uyanırlar. Uyandıklarında karşılaştıkları gerçek ise ikisinide şok eder. Bir şapelde evlenmişlerdir ve her şey yasalara uygundur. Boşanmak için avukatlarına talimat veremeden evlilik haberleri basına sızınca, evli kalmaktan başka çareleri kalmaz. Ancak sarhoşken yaptıkları bu “hata”, gün geçtikçe sorunlarına çözüm olmaya ve doğru hissettirmeye başlar. Koydukları kurallar ve birbirlerine yaptıkları esprilerle renkli bir evlilik yaşayan ikili için artık tek bir adım kalmıştır: Duygularını kabullenmek ve itiraf etmek… Mükemmeldi… Thomas ve Stella arasındaki diyaloglar o kadar doğal ve keyifliydi ki okurken inanılmaz eğlendim. İlk kitapta tanıdığımız çifti bu hikâyede yeniden görmek de ayrıca çok tatlıydı. Çok sevdiğim bu şahane kitabı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim
Yarış BenimleSimone Soltani · Artemis Yayınları · 202624 okunma
Reklam
8/10
·392 syf.··
2026 50. kitabı
Stella, hayatının en mutlu günü olması gereken anda nişanlısı tarafından yüzüstü bırakılınca toparlanmak için kuzeninin bekârlığa veda partisine katılmak üzere Vegas’ın yolunu tutar. Eğlenip kafasını dağıtmayı planladığı gece ise onu hiç beklemediği birine çıkarıyor: Formula 1 dünyasının olaylı ve herkesin konuştuğu ismi Thomas Maxwell. Thomas da aynı organizasyon için Vegas’ta bulunuyor ve yolları bir gecede kesişiyor. Birkaç içki, bolca çekim ve anlık bir delilik derken sabah uyandıklarında kendilerini evli halde buluyorlar. Ancak bu yalnızca “Vegas hatası” olarak kalmıyor çünkü ikisinin de hayatı bu skandaldan etkilenebilecek durumda ve çözüm olarak da bu evliliği bir süre daha sürdürmeye karar verirler. Kitabın özellikle ilk bölümlerini aşırı sevdim. İlk kitaptaki o flört dönemlerini ne kadar sevdiysen burada da aynı hissi aldım. Özellikle Vegas bölümleri inanılmaz iyiydi. Zaten içinde sahte evlilik olunca sevmemem mümkün değildi. Sahte başlayan ilişkileri, kameralar önünde oynanan mutlu çift rolleri, inkâr edilen hisleri ve giderek kontrolden çıkan çekimleri okumak çok keyifliydi. Thomas’ın sakin ve nazik tavırlarının altında sakladığı tutkulu tarafı, Stella’nın ise kırılmış kalbini korumaya çalışırken yavaş yavaş yeniden güvenmeyi öğrenmesi kitabın en güçlü kısmıydı bence. Thomas, bütün yeşil bayraklar sana! Sadece ilişkilerini tam anlamıyla kabullenmelerinin son sayfalara kalması biraz canımı sıktı. O hâllerini biraz daha fazla okumayı isterdim. Eski nişanlısıyla olan sahnelerde ayrıca sinir oldum… Özellikle son kısımlarda. Ama bir yandan da olması gereken buydu çünkü Stella’nın gerçekten o defteri kapatmaya ihtiyacı vardı. Böylece aklımda hiçbir soru işareti kalmadı. Genel olarak aşırı akıcı, keyifli ve romantik bir hikâyeydi. Tasarımına da ayrıca bayıldım.
Yarış BenimleSimone Soltani · Artemis Yayınları · 202624 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 41. kitabı
Selam Vegas'ta olan Vegas'ta kalır diyoruz ama bu kitabıpta hiç de öyle değil..... Her satırına bayıldığım, keşke bu kadar çabuk bitirmeseydim dediğim kitaplayim bugün.. Serinin ilk kitabını da sevmiştim ama ikinci kitabına resmen aşık oldum. Aşırı aşırı beğendim kitabı. O kadar tatlı iki karakter vardı ki hikayede onlara aşık oldum çıktım. Özellikle Thomas gerçekten tam bir centimen. Tavırları, konuşması, hareketleri, Stella'a davranışları öyle tatlı ve okudukca okunmak istenen türdendi ki onlardan ayrılmak çok zor oldu. Ve ben şimdiden sonraki kitapta acaba onları tekrar görür müyüm diye düşünürken buluyorum kendimi İki hafta önce nikah masasında terk edilen Stella bu kadar kısa zaman içinde bir de kuzeninin Las Vegas'ta yapılacak olan bekarlığa veda partisine katılmak zorundaydı. Bu durumla başa çıkmaya çalışırken bu parti hiç ona göre değildi, tabi partide tanıştığı adamla işler çok farklı yere gitmeseydi.. Formula 1 in en nefret edilen çocuğu olarak tanınan Thomas bir yarış sonrası sarf ettiği kötü cümlelerin basına yansımasiyla bu durum içinden çıkılmaz bir hal almaya başladı. Tam bunun üzerine gidecek olduğu bekarlığa veda partisi belki ona iyi gelebilirdi. Ve partide tanıştığı, ilk andan itiaren diyaloğlari, anlaşmaları, şakaları onları sarhoşluğun dibine vurur. Birbirlerine iyi gelen çiftimiz sabah uyandıklarında ise birbirlerini evli olarak bulurlar. Ve Vegas yine oyununu oynamış ciftimize numarasını yapmıştır. Hemen hiç kimse duymadan bu evliliği iptal ettireceklerdir fakat çoktan basına yansıyan bu durum felaketlerinin de felaketi olabilir. Bu durumda birkaç ay evli kalıp rol yapsalar ne çıkar ki.... Anlaşmalı evlilik mi? En sevdigim.. Stella'nin kendine olan güveni, başarılı bir pastacılık şirketine sahip olması, şık, güzel ve tam da Thomas ile
Yarış BenimleSimone Soltani · Artemis Yayınları · 202624 okunma
10/10
·392 syf.··
2026 87. kitabı
#NergisKokuluYorum Yarış Benimle “Vegas’ta olan Vegas’ta kalır derler ama bizim aşkımız sadece Vegas’ta kalamayacak kadar büyüktü.” Formula 1 temalı kitapları o kadar çok seviyorum ki!!! Yarış Çizgisi’ni çok severek okumuştum, Yarış Benimle’yi de uzun zamandır merakla bekliyordum. Stella ve Thomas’ın hikâyeleri beni öylesine güzel sarıp sarmaladı ki Özellikle kitabın teması anlaşmalı evlilik olunca büyük bir keyifle okudum. Sarhoşken başlayan bir evlilik sonrasında bir aşk evliliğine dönüşebilir miydi dersiniz? Bu ikilinin, kendi alanlarında oldukça başarılı, fazlasıyla zengin ve önemli ailelerden geliyor oluşlarıyla oldukça ortak noktaları vardı. Thomas’ın F1’de oldukça nefret edilen bir sürücü oluşu kalbimi kırarken, Stella ile yaptıkları anlaşmalı evliliğin bazı şeyleri değiştirebileceğini düşünmesi bence mantıklıydı. Tabii Stella’nın da haftalar önce nikâh masasında terk edildikten sonra evlenmesi, Thomas’tan hemen ayrılmasını oldukça zorlaştırıyor Birbirlerine bir şeyler hissettikçe direnmeleri, uzak durmak için çabalamaları ama her seferinde birbirlerine karşı oldukça destekleyici olmalarına bayıldım. Stella’nın Thomas’ın evinde sevgiyle yaptığı tatlıları, Thomas’ın eve geldiğinde Stella sayesinde orayı yuva gibi hissetmesini ve zorlukları her zaman birlikte aşmaya çalışmalarını o kadar sevdim ki! Thomas bebek gibi bir karakterdi Onun kariyerini düzeltmek için verdiği mücadeleyi okumak çok hoştu. Stella’nın geçmişteki ilişkisinde kendisi gibi olmasına dahi izin vermeyen nişanlısının gerçek yüzünü görmesi de oldukça hoştu. Özellikle Thomas bu kadar düşünceli, destekleyici ve Stella’ya karşı oldukça korumacıyken insan kıyaslamadan edemiyor tabii Thomas’a karşı hisleriyle yüzleştiği kısım oldukça manidar olurken, ona geri dönüş yolunu bulması kalbimi sıcacık
Yarış BenimleSimone Soltani · Artemis Yayınları · 202624 okunma
8/10
·392 syf.··
2026 59. kitabı
Yarış Benimle ~ Simone Soltani "Tek istediğim sensin." "Zaten seninim." Stella, iki hafta önce nişanlısı tarafından terk ediliyor. Kuzeninin bekarlığa veda partisi için Vegas'a gidiyor ve parti gecesinde Thomas adında bir adamla tanışıyor. Thomas, bazı olaylar yüzünden insanların nefretini kazanmış formula1 yarışçısı. O da damat tarafı olarak Vegas'ta bulunuyor. İkili o gece beraber vakit geçiriyorlar ve yakınlaşıyorlar. Sabah uyandıklarında evlendikleri gerçeğiyle yüzleşiyorlar. İkisi de kariyerlerinin tehlikeye girmemesi için bu evliliği bir süreliğine devam ettirmeye karar veriyorlar. Ben kitabı çok sevdim. Özellikle başları, Vegas bölümleri çok hoşuma gitti. Daha sonra aralarındaki sahte evlilik olaylarıda güzeldi. İnsanların gözünün önünde gerçekten evlilermiş gibi davrandıkları sahneleri çok beğendim. İnkar etselerde sürekli birbirlerine çekilmeleri hoşuma gitti. Thomas'ın baştan beri evliliği sürdürmek istemesi, kararı Stella'ya bırakması ama onun da bu evliliği istemesi için ufak ufak şeyler yapması çok tatlıydı. Thomas'ı çok sevdim. Green Flag bir karakterdi, bayılırımm. Ve o kibar nazik tarafının altında yatan alev ateş karakteride ayrıca çok çok çok iyiydi. İlişkilerinin kitabın sonlarına doğru olmasını çok sevemedim. 50-100 sayfa önce olsalardı daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. Stella'nın karasızlığını anlayabiliyorum, evleneceği gün terk edilmesinden ve kötü bir ilişki geçirmesinden dolayı çekinceleri vardı bu yüzden Thomas'la aynı şeyi yaşamak istemiyordu, kendini geri tutmak istiyordu ama keşke bu kadar uzun sürmeseydi. Sonda eski nişanlısıyla olan sahnesine ilk başta sinirlendim ama bence olması gereken bir sahneydi. Çünkü Stella o kapanışı yapmasaydı, cevapları almasaydı aklının hep orada kalma ihtimali çok yüksekti. Bundan dolayı gerekliydi
1000Kitap
Yarış BenimleSimone Soltani · Artemis Yayınları · 202624 okunma
Reklam
Reklam