“Ve çünkü bize iyi gelen ve gelmeyen şeyler hakkındaki yargımız son derece aldatıcıdır; tıpkı sonraları kendi iyiliğine olacak şeylerden insanların çoğunlukla şikayet etmesi ve acılarının kaynağı olan şeyi de coşkuyla karşılamaları gibi.” Karş. Gerolamo Cardano, De utilitate ex adversis capienda, Idzardy Balck, Frankier, 1648.
Şu halde neşe diğer her şeyin yerini alabilecek ama başka hiçbir şeyin onun yerini alamayacağı bir servetse, o zaman bu serveti edinmeyi başka her şeyin üzerinde tutmamız gerekir.
Sen ol ki, incinmemeyi başar. Sen ol ki, inciten senin yüzünde yeni bir hayat okusun. Ol ki, öfkeden oklar saplanmasın ruhuna; ol ki, intikam seni esir almasın. İnciten yaptığını bilmiyor ama, bak sen biliyorsun.
“Demek ki, affetmek bir erdemdir; ama hatayı ya da hakareti ortadan kaldırmak değildir bu, bize hakaret etmiş ya da zarar vermiş olan kişiye artık öfke duymamaktır.”
Yalnızlığın o derin ânında, sadece benim olan eşref saatinde anlarım: Aşk, başarı veya zafer, ötelerden çağrılmamı engellemiyor. Gün, geceden kalan son gölgeleri de ışığıyla yutarken acıyla fark ederim: Evden hala çok uzaktayım.