Hasretle kucaklaştık. Yelken açılmadık rüzgarlar kadar mahzun, o rüzgarlarda hışırdayan yapraklar kadar mesut idik. Üzerimizde melekler dans etmekteydi.
“Güle rengini veren kandır” derken ne demek istediğini şimdi anlıyordum. Hayatımızdaki güzelliklerin felaket addettiğimiz bazı başka şeylerin neticesi olduğunu anlatmaya çalışmıştı ben kaz kafalı kulunuza.