Picasso'nun siyasal anlamda koyduğu ilk tavır, 18/07/1936'da General Franco'nun İspanyol Fas'ında İspanyol Cumhuriyeti'nin yasal hükümetine karşı bir askeri darbe başlattığında oluşmaya başlamıştır. Bu tavrın somut bir yansımasını Franco'nun Rüyası ve Yalanı adlı eserinde görebiliriz. Picasso 18 parçadan oluşan bu resime 1937 yılında başladı. Bu dönemde en yakın dostu Paul Eluard oldu. Eluard Guernica'nın faşistler tarafından bombalanması ve Picasso'nun bu olayı resmettiği dönemde de yanındaydı.
Sayfa 495 - Hay maşallah Picasso, çapkınlıktan sıra gelebildi vatan millete...·Kitabı okuyor
Heliodoro 1900 yılında doğmuştu, okul müfettişiydi, aslen Alicanteli olup, İç Savaş'tan sonra Soria'ya Franco rejiminin intikamı sonucu gelmişti, zira Cumhuriyet sırasında mesleğini Barselona'da icra etmişti - orada evlenmiş, oğlu da orada dünyaya gelmişti, kısa süre sonra da biri dul diğeri öksüz kalmıştı. Bazen Soria'da, Kastilya'daki diğer başkentlerden farklı olarak, faşizmin az görülmesinin sebebinin, medeni ve hoşgörülü, kültürlü ve çirkin hırsları olmayan birçok insanın oraya "yurtlarından sürgün" edildikten sonra orada kalmaları olduğunu düşünürüm. O kadar küçük ve soğuk bir şehir ki, Franco rejimi onu biraz kendi Sibiryası gibi görmüş olmalı. Şehir için böylesi çok daha iyi olmuş.
Cruyff ile olan sürtüşme esnasında Laudrup'un tarafını tutan Barselonalı arkadaşlarım var; ona şükran ve saygı duyan, hayranlık besleyen, kendisine karşı hiçbir düşmanlığı olmayan arkadaşlarım da tüm bunlara rağmen onu ıslıkladılar. Onlara bunu niye yaptıklarını sorduğumda bana şöyle cevap verdiler: "Ortam öyle gerektirdi." Bu arkadaşlarım mantıklı, medeni insanlar, bir futbol maçının da pek fazla tesiri olduğu söylenemez, ancak onların bu cevabı bana ürkütücü geldi. Bu cevabı başka bir duruma uyarlarsanız, belki de neden bütün bir Almanya'nın Nazizme, tüm İtalya'nın faşizme ve İspanya'nın neredeyse tamamının Franco- culuğa destek verdiğini daha iyi anlayabiliriz. Ve belki insanların neden linç edildiğini, eylemlerin bu en fenasının neden yapıldığını da anlayabiliriz. Ne olur bir şeyleri sırf ortam öyle gerektiriyor diye yapmayın, bu sadece şahsi bir rica.
Hem onlar(Barcelonalılar) hem de diğer takım taraftarları, Madrid'den nefret etmenin Franco'dan ve tüm hükümetlerden (eh, Katalan hükümeti hariç) nefret etmeye eşdeğer olduğunu düşünerek kendilerini haklı çıkarmaya çalışırlar. Fakat nasıl ki şehir göründüğünden çok daha nüfuz edilemezdir, nasıl ki (Kanarya Adalı Galdós'un başını çektiği) dışarıdan bakanlar onu hep turistik ve rüküş bir şekilde yorumlamıştır, işte aynı şekilde her Madridli, geçmişte olduğu gibi bugün de Chamartín ekibinin kulüplerimiz içinde sağa en uzak olanı olduğunu bilir. Madrid monarşi yanlısı olmuştur, ama daha çok diplomat Areilza gibi bir taraftarlıktır bu, bir nebze medeni, bir nebze kibar. Bugün takımı Sovyet KGB'sinde yer almakla suçlanmış bir adam yönetiyor (Cambio 16'nın onun için attığı manşeti hatırlıyorum: "Moskova'nın Adamı" diyordu, muhtemelen Ramón Mendoza onu çerçeveletip asmıştır) - başka hiçbir kulüp başkanı, sırf macera için bile olsa böyle bir şeyin havasını atamaz. Eylemci oyuncularımız da eksik olmadı, fazla uzağa gitmeden Miguel Ángel ve Del Bosque ikilisini sayabiliriz. Bu sezon da Valdano bize çok makbule geçen açık bir solculuk bahşetti.