Ne garip şeydir bilgi! Zihne kayadaki yosun misali yerleşti mi, bir daha ayrılmaz oradan. Tüm düşünce ve duyguları silkeleyip atmayı arzuladığım oldu, fakat öğrendim ki acı hissini yenmenin tek bir yolu vardır ve o da ölümdür...
Ah Frankenstein, herkese hakkınca davranıp sadece beni ayaklar altına alma. Senin adaletini, hatta merhametini ve sevgini en fazla ben hak ediyorum. Senin yaratığın olduğumu unutma. Âdem’in olmam gerekirken, düşkün melek oldum; hiç günahım yokken sevinçten mahrum ettin beni. Her yerde eksiksiz bir mutluluk görüyorum; bir tek ben, telafisi imkânsız biçimde bu mutluluğun dışına itilmişim. İyilikseverdim ben; ruhum insaniyetle ışıldıyordu. Fakat işte,yalnız değil miyim, sefilce yalnız?
Yatsak, uykumuzu zehredebilir rüya.
Kalksak, kirletebilir günü tek bir avare düşünce.
Hisset, düşün, anla, ister gül, ister ağla,
Kedere sarıl, yahut kaygıyı def eyle,
İster neşe, ister keder: farkı olmaz,
Serbestçe çekip gidebilir ikisi de.
İnsanın dünüyle yarını bir olmaz;
Kalıcı şey yoktur, değişkenlikten öte!