Bilinçaltı olgusunu anlatmanın bir diğer yolu da, ondan He-gel ve Marx'ın terimleriyle söz etmektir. Yani, kararlarında özgür olduğunu sanan insanın arkasında etkili olan kuvvetlerin toplamı ya da Adam Smith'in dediği gibi, "iktisat insanı (homo economicus) öyle bir görünmeyen el tarafından güdülür ki, vardığı sonucun, onun asıl niyetiyle hiçbir ilgisi yoktur." Smith için bu görünmeyen el iyiydi, Marx'a (ve aynı zamanda Freud'a) göre ise, tehlikeli bir şeydi; etkisini yok etmek için onun ortaya çıkarılması gerekiyordu. Bilinç, toplumsal bir olgudur ve Marx'a göre içeriğinin çoğu da "yalancı bilinç"tir, yani bastırılan kuvvetlerin eseri olarak oluşmuştur.