Faruk Tufan Tutar

Faruk Tufan Tutar
@freeliver
İnsanların durup düşünmediği yerlerde durmaz ama düşünür Anı yaşa der ama bugünü hiç yaşamaz Az çoktur der ama alışveriş yapmaya bayılır Sevginin değeri emekle ölçülür der ama doğum günlerinde pahalı hediyeler alır
Varoluşumuz seçimlerimiz ve özgürlük
Hepimiz, insan olarak doğmakla belirlenmişizdir; bu yüzden de sonu gelmeyen seçimler yapmak göreviyle yükümlüyüzdür. Amaçlarla birlikte araçları da seçmemiz gerekir. Kimsenin bizi kurtaracağına güvenmemeliyiz; ama yanlış seçmelerin kurtulmamızı engelleyeceğinin farkında olmalıyız.
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yürekliysen ve farkındaysan
Spinoza’ya göre insanın görevi, ahlaksal amacı, gerekirciliği azaltmak, daha çok özgürlüğe ulaşabilmekti. İnsan bunu kendinin farkında olarak, onu kör ve tutsak eden tutkularını bir insan olarak kendisini, gerçek çıkarları doğrultudunda davranmaya götüren eylemlere (“etkin sonuçlara”) dönüştürerek başarabilirdi. “Tutku olan bir duygu belirgin ve açık bir biçimde algılanır algılanmaz tutku olmaktan çıkar.” Spinoza’ya göre özgürlük bize verilmiş bir şey değil, belli sınırlamalar içinde sezgi ve çabayla elde edebileceğimiz bir şeydir. Yürekliysek ve farkında olabiliyorsak seçme seçeneği elimizdedir. Özgürlüğü ele geçirmek güç bir iştir; çoğumuzun başarısızlığa uğraması bundandır.
Felsefe
Özgürlük yaptığımız seçimlerin sonucudur
Özgürlük “sahip olduğumuz” ya da “olmadığımız” sürekli bir özellik değildir. Aslında bir sözcüğün, soyut bir kavramın dışında “özgürlük” diye bir şey yoktur. Yalnızca tek gerçeklik vardır: Seçmeler yapma içinde kendimizi özgürleştirme eylemi. Bu süreç içinde seçmeler yapabilme yetimizin derecesi her eylemimizle, yaşam deneyimimizle değişir. Yaşamımda kendime güvenimi, bütünlüğümü, gözüpekliğimi, inancımı pekiştiren her adım, aynı zamanda istenen seçenekleri seçme yetimi de arttırır; sonunda benim için istenmeyen eylemi seçmek, isteneni seçmekten çok daha zor bir duruma gelir. Öte yandan her boyun eğme, her korkaklık hareketi beni zayıflatır, daha büyük boyun eğme eylemlerine yol açar, sonunda özgürlüğümü bütünüyle yitiririm. Artık hiçbir yanlış hareket yapamayacağım aşırı durumla doğru bir harekette bulunmayı seçme özgürlüğümü yitirdiğim öbür aşırı durum arasında seçme özgürlüğünün sayısız derecelenmeleri vardır. Yaşamın uygulamasında seçme özgürlüğünün dercesi her an değişir. İyiyi seçme özgürlüğümğn derecesi büyükse iyiyi seçmek büyük bir çaba gerektirmez. Küçükse çok büyük bir çabayı, başkalarının yardımını ve elverişli koşulları gerektirir.
Felsefe
Alıntısı çok fikri yok olan 1k okuyucularına
Geleneğe dayanarak sevginin, bağımsızlığın ve gözüpekliğin iyi, nefretin, boyun eğmenin ve korkaklığın kötü olduğunu bilmenin hiçbir anlamı yoktur, çünkü bu bilgi yetkililerden, töresel öğretilerden vb. edinilen yabancılaşmış bir bilgidir; bu bilginin doğru olarak kabul edilmesi bu kaynaklardan gelmesindendir. Farkında olmak demek o kişinin öğrendiklerini yaşayarak, kendisiyle deneylere girişerek, başkalarını gözleyerek sonunda da sorumsuz bir “fikir” edinmek yerine bir inanç kazanarak kendi kendine edindiği bilgilere dönüştürmesi demektir.
Felsefe
Etiketlemek yerine bakışları biraz daha derine indirme vakti
Oysa “iyilik”le “kötülük” arasında seçme diye birşey yoktur —iyilik ve kötülük doğru tanımlanmışsa, insanı iyiliğe götüren somut ve özel eylemlerden oluşan yollar ya da insanı kötülüğe götüren yollar vardır.
Felsefe