İnsanların durup düşünmediği yerlerde durmaz ama düşünür Anı yaşa der ama bugünü hiç yaşamaz Az çoktur der ama alışveriş yapmaya bayılır Sevginin değeri emekle ölçülür der ama doğum günlerinde pahalı hediyeler alır
Bütün dünya," diyor rahip Martin Butzer, "en büyük kazancı getirecek iş ve mesleklerin peşinde koşmakta. Bilim ve sanat, en aşağı el işleri uğruna bir kenara bırakıldı. Tanrının soylu çalışma yetisiyle donattığı bütün zeki kafalar, bugünlerde, onurlu bir kişiye hiç yakışmayan hileyle ağzına dek dolu olan ticarete daldılar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Daha fazlasını aramak, girişimcilik değil, oburluktur ve oburluk, ölümcül bir günahtır. Ticaret, meşrudur; çeşitli ülkelerdeki birçok kaynak, bunun Tanrı tarafından ortaya atıldığını göstermektedir. Ama bu tehlikeli bir iştir, insan, ticareti ancak ve ancak kamu yararına bir iş olarak yapmalı ve sağladığı kâr, emeğinin ücretinden fazla olmamalıdır. Özel mülkiyet en azından düşmüş bir dünyada, gerekli bir kurumdur; mallar, özel kişilere ait olduğunda, insanlar, ortak olduğundan daha fazla çalışır ve daha az kavga ederler. Ama özel mülkiyet, kendi içinde arzu edilir bir şey olarak yüceltilmemek', insanın zayıflığına verilen bir ödün olarak hoşgörülmelidir; insan doğası yeterince gelişebilse, ideal olan komünizmdir.
Bütün insan ilişkileri, iktidarı ve serveti korumak uğruna yürütülen bu korkunç ölüm-kalım savaşıyla zehirlenmişti. İnsanın diğer insanlarla —ya da hiç değilse kendi sınıfının insanlarıyla— dayanışması, yerini sinsi bir kopma tutumuna bırakmıştı; diğer bireylere, kullanılacak ve saptırılacak, çekip çevrilecek "nesneler" gözüyle bakılıyor ya da, kişinin amaçlarına böylesi uygunsa, bu insanlar acımasızca yok ediliyordu. Birey, tutkulu bir benmerkezciliğe, doymakbilmez bir iktidar ve servet oburluğuna kapılmıştı.