Cesur Yeni Dünya, ilk bakışta ütopik bir gelecek tasviri gibi görünse de, aslında modern toplumun değerlerini sorgulayan, teknoloji, mutluluk, özgürlük ve insan doğası üzerine sorgulatıyor insanı.
Huxley, mutluluk” kavramını yüceltirken bunu sorgulanabilir bir ideal olarak sunuyor bize. İstikrarlı ve kontrollü bir toplumun,acıyı ortadan kaldırmak adına özgürlüğü,gülmeyi tercih ederken derinliği,rahata ulaşırken insan olmayı feda edebileceğini gösteriyor.
Kısaca, klasik olmasının ötesinde insan olmanın ne demek olduğunu sorgulatan bir yapıt. Okuduktan sonra uzun süre zihninde dolaşacak fikirler salıyor bünyeye Mutluluk, kontrol, özgürlük gibi kavramları sadece yüzeyde kabul eden bir roman değil; onları test eden, sarsan, tartışmaya açan bir eser.
- [ ] Istırap karşılığında kazanılan şeylerle kıyaslandığında, şu andaki mutluluk çok sefil kalır. Ve tabii ki istikrar, istikrarsızlık kadar gösterişli değildir. Mutlulukta, şanssızlığa karşı verilen mücadelenin ihtişamlarından hiçbiri yoktur. Günahla mücadelenin veya ihtiras ya da şüphe nedeniyle ölümüne altüst oluşların görkemini bulamazsınız mutlulukta. Mutluluğun yüce bir yanı yoktur.”
- [ ] Ben keyif aramıyorum. Tanrı’yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum.”
“Aslında,” dedi Mustafa Mond, “siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz.”
“Öyle olsun,” dedi Vahşi meydan okurcasına, “mutsuz olma hakkını istiyorum.”
“Eklemek gerekirse, ihtiyarlama, çirkinleşme ve iktidarsız kalma hakkını da istiyorsunuz; frengi ve kansere yakalanma haklarını, açlıktan nefesi kokma hakkını, sefil olma hakkını, sürekli yarın ne olacak korkusu içinde yaşama hakkını, tifoya yakalanma hakkını ve her türden ağza alınmaz acıyla işkence çekerek yaşama hakkını da istiyorsunuz.”
Uzun