-Diyojen bir fıçı içinde yaşadı ama dünyaya hükmeden bütün çarlardan daha mutluydu.
...
-Diyojen'in ne bir çalışma odasına ne de sıcak bir köşeye ihtiyacı vardı, bunlar olmadan da oralar zaten sıcak. Fıçında yan gelip yat, elmayı ve zeytini mideye indir. Onu tutup Rusya'ya getir bakalım da yaşasın, hem de Aralık'ta falan değil, mayıs ayında, bir oda için ayaklarına kapanırdı. Herhalde, iki büklüm kalırdı.
-Sıradan bir insan iyiyi de kötüyü de dışarıdan, yani koğuştan ve çalışma odasından bekler ama düşünen biri bunun bizzat kendi içinde olduğunun farkındadır.
-Siz bu felsefeyi gidin turunç kokan sıcacık Yunanistan'da anlatın, buranın iklimine pek uygun değil.
O da benim aklımı ve yeteneklerini şu yüreğimden çok daha değerli görüyor, oysa benim gurur duyduğum tek şey yüreğim, aynı zamanda bütün kuvvetlerin, uğurlu uğursuz her şeyin tek başına asıl kaynağı. Ah, bildiklerimi zaten herkes biliyor - ama yüreğim sadece bana ait.