"Durum, o sırada bir deprem geçirmiş olan Erzincan'a ve oradan da Erzurum'a yaptıkları bir gezi sırasında daha da kötüleşti. Gazi, burada şerefine verilen bir öğle yemeğine subay ve memurların eşleriyle birlikte gelmelerini istemişti. Bu tutucu şehirde, kadınlarla erkekler ilk olarak, bir sofrada bir arada oturuyorlardı. Bu yüzden yemeğin, sembolik ve resmi bir havası vardı. Davetlilerin çoğunun huzursuz olduğu görülüyordu. Gazi, soğukluğu gidermek için, mevki komutanının, ev sahibesi durumunda olan güzel eşine kur yapmaya başladı. Karşısında oturan kadına iltifat ediyor, övgülü bakışlarla bakıyordu. Latife Hanım önce bundan hoşlanmadığını belli etti, sonra kendine hâkim olamayarak bağırdı: 'Kemal, ayaklarına dikkat et. Bana kadar uzanıyor.'
Gazi öfkeyle dikildi. Davetliler sıkıntıyla sustular. Toplumsal deneme çok kötü bir sonuç vermişti. Gazi bundan sonra Latife Hanım'la konuşmadı. Ertesi gün Ankara'ya, kabineye bir telgraf çekerek derhal boşanma işlemine girişilmesini bildirdi. Latife Hanım ertesi sabah, yanına iki subay katılarak geri gönderildi. Ne Gazi, ne de evlerinde misafir kaldıkları komutanın karısı, kendisiyle vedalaşmışlardı."