Nura Kümet

Nura Kümet
Books are the plane, the train and the road. They are the destination and journey. They are home. Ailurophile. Bibliophile.
"De ki: "Dolaşın yeryüzünü ve O'nun yaratılışı nasıl başlattığını inceleyin!" (29:20)
Kur'ân
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fiziğin konusu olan her şey, ayetlerden oluşan ilahi bir kitaptır. Kâinat, tabiatın Kur'an'ıdır. "Tabiat ayetleri' ile 'Kur'an ayetleri' aynı kaynaktan beslenir. Bu ikisi birbirini yalanlamaz, birbirini destekler ve doğrular. Bu yüzden din bilimleri ile fen bilimleri birbirinden koparılamaz. Fen bilimlerine yabancılaşmış bir dini eğitim, gizli sekülerlik üretir. Bu dinsel bir şizofrenidir.
Fizik ve Kur'an
Fiziği görmezden gelerek metafizik hakkında konuşmak, bir şeyin görülebilen ön yüzüne göz kapayarak, görülemeyen arka yüzünü konuşmaktır. Bu, tıpkı dünyayı yok sayarak ahireti konuşmaya benzer. Dünya tarla, ahiret hasat yeridir. Tarladan yüz çeviren, hangi yüzle hasattan söz edecektir. Yere-göğe, toprağa-suya, taşa-ağaca, hayvana-in- sana kayıtsız kalan, Allah'ı nasıl tanıyabilir ki? Fizik olmadan metafizik olacağını düşünmek, dünya olmadan ahiret olacağını düşünmek kadar abestir. Salih ameli yapan fiziki varlığımızdır, onun ödülü ise hem fizik hem metafiziktir. Bu demektir ki, fiziksiz metafizikten söz edilemez, tıpkı be- densiz ruhtan söz edilemeyeceği gibi.
Fizik ve Metafizik
Kur'an'da fizik ile metafizik yan yana, hatta iç içedir. Kur'an, ilkine 'şahadet' ikincisine 'gayb' âlemi der. Hayatın iki yüzü olan dünya ve ahiret birbirinden ayrılmaz. Aynı şey akıl ve nakil, hayat ve din, bilgi ve iman için de geçerlidir. Fakat Kur'an'dan kopuş, birbirinden koparılamaz olan bu çiftleri birbirinden koparmış, hatta hasım etmiştir.
Fizik ve Metafizik
İndirilmiş din bilgiyi ve bileni yüceltirken, uydurulmuş din onları küçümser ve horlar. İndirilmiş din, delile ve bilerek imana çağırırken, uydurulmuş din 'kocakarı imanına' çağırır. İlki gökleri ve yeri, güneşi ve ayı, dağları ve denizleri, bulutu ve yağmuru okunması gereken birer ayet olarak takdim ederken, ikincisi 'mucize' uydurur. İndirilmiş din Allah'ı "dosdoğru bir yol üzere olan" ve "sorumlu davranan" bir Rab olarak sunarken, uydurulmuş din O'nu keyfi davranan, sağı-solu belli olmayan, ilkesiz ve kuralsız bir GÜÇ olarak sunar. İlki dünyayı "ekim yeri" ahireti "hasat yeri" olarak görürken; ikincisi dünyayı "köpeklerin talip olduğu leş", ahiret saadetini de şefaat ve torpille gelen 'beleş' olarak görür. Ama yine de 'leş'in büyüğüne konmaktan bir türlü vazgeçemez.
Din