Parti artık işçinin gerçek ihtiyaçları ile daha az ilgileniyordu. Bu sırada politikacı, kendi politikasının tatbiki için, kitlenin sefaletten kurtulmaması gerektiğini anladı: Arzuları tatmin edilen bu yığın körü körüne kendini feda etmekten kaçınabilir, sadık bir kuvvet olmaktan vazgeçebilirdi.
Afv ile mübeşşer midir ashâb-ı merâtib
(Af ile mi müjdelenmiştir yüksek mertebeler?)
Kânûn-ı cezâ âcize mi has dimekdir
(Ceza kanunu acize mi has demektir?)
Milyonla çalan mesned-i izzetde ser-efrâz
(Milyonla çalan yüksek makamlarda başı dik)
Birkaç ğuruşa mürtekibin câyı kürekdir
(Birkaç kuruş çalanın cezası kürektir!)