kaderden falan bahsetmiyorum. alın yazısına, ruh eşlerine ya da doğaüstüne inanmam. sadece birbirimizi anladığımızı söylemeye çalışıyorum. her anlamda.
merhaba!
bugun kasım 2, 22 yılında başladığım kitap hakkında konuşacağım. öyleyse başlayalım.
ilk olarak ad konusunda biraz rahatsız oldum çünkü kitabın asıl adı “it ends with us” yani “bizimle bitti”, gelecek olan ikinci kitabın adı ise “it starts with us” yani “bizimle başladı.” ama çevirmen öyle bir şey yapmış ki 2023 yılında çevrilecek olan ikinci kitabın adını merakla bekliyorum doğrusu.
konusuna gelirsek ben daha çok aşk kitabı diye almıştım ama pek alakası olmadığını görüyoruz. içinde var ama konusu aşk değil, kitabın asıl söylemek istediği, mesaj amacı farklı.
kitabın yazım dili, ilerleyişi o kadar güzel ve akıcıydı ki, ben akşam 7 de başlayıp sabah 6 da bitirmiştim, gözlerim ağlamaktan harap tabii.
collen’in okuduğum ilk kitabı ama duyduğuma göre çoğu kitaplarında karakterlerin birlikte olması için bir sürü engel koyup, buluşana kadar bir sürü şey çektirtiyorlarmış. ayrıca kitapta kimi seçtiyseniz, ona göre iyi ya da kötü bitiyor.
kitabın asıl can alıcı kısmı, yazarın son sayfaya bıraktığı not. zaten ağlamışsınız, bir de orayı okuyunca, tamam diyorsunuz, ben gidiyorum, daha fazla dayanamayacağım. zaten kitap bitince böyle etkisinden çıkamadım uzun süre. hani hapsoluyoruz ya, o kitabın hayatında yaşıyormuşuz gibi, bende öyle olmuştum.
ilk defa bir kitabın yanlarına bu kadar not alıp, cümlelerin altını çizip, post-it ve bölüm sonları boş bir sayfaya düşündüklerimi yazdığım bir ilkim oldu. detayı için aşağı bir video bırakayım, bakmak isteyenler için:
[spoiler]
kitap iki farklı zamanda geçiyor. geçmiş ve gelecek. geçmiş atlası, gelecekte ryle karşımıza çıkıyor. ilk başta neden atlas ile bittiğini göremiyoruz ama atlas hakkında kötü sözler de yok. o zaman neden bitti?
lily’nin babası vefat etmesi üzerine şehir dışında bir çatıda ryle ile karşılaşıyor.