öpüp durduğum bu bacaklar, bu gövde, bu eller, bu yüz, bu geceden hemen ya da çok sonra, bu yataktan az ya da çok uzakta, katilim, ölümüm kılığına giremez mi?
onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.