zavallı, biçimlenmemiş, deli Bertha; onu tamamlayabileceğimi, biçimleyebileceğimi düşünmek ne aptalca bir düştü; karşılığında bana ne vermesini bekliyordum? soru buydu. onda aradığım neydi? bende eksik olan neydi? iyi bir yaşamım yok muydu? yaşamımın giderek geri dönülmez bir biçimde daralan bir dehlize dönüşmekte olduğunu kime anlatabilirdim? çektiğim işkenceyi, uykusuz gecelerimi, intiharla flört etmemi kim anlayabilirdi? ne de olsa her şeye sahiptim: para, dostlar, aile, güzel ve çekici bir eş, ün, saygınlık. beni kim rahatlatabilir? o apaçık soruyu sormaktan kim kendini alıkoyabilir: “daha ne istiyorsun?”
unuttuğunuz yerden başlayacağım. adımın silindiği son şehirden, son heykelimin parçalandığı son tapınaktan, son kâhinimin son kehanetinin son sözünden, sunaktaki son kurbanın tüten son etinden, sevgiyle, saygıyla, korkuyla yakaran son kulumun son duasından.
unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar.