Wolfgang Borchert'in "Kapıların Dışında"sını okumak, benim için hem çok etkileyici hem de oldukça hüzünlü bir deneyim oldu. Savaşın insan ruhu üzerindeki derin yaraları, toplumun çöküşü ve bireyin yalnızlık çekişi çarpıcı bir şekilde anlatatılmış.
Beckmann karakteri, savaşın tüm yıkıcılığını sırtında taşıyan, iç dünyası paramparça olmuş bir adam. Savaştan döndüğünde karşılaştığı manzara ise tam bir yıkım. Evi, ailesi, ülkesi... Her şey yerle bir olmuş. Beckmann, bu enkazın içinde kendine bir yer bulamayan, kimsesiz bir ruh haline geliyor.
Kitabı okurken bu oyunun sahnede oynandığını düşünerek karakterlerin duygusunu hissedebiliyorsunuz.