Sinem Özler

Bebeklik döneminin ayak izleri
İnsan bebeğinde, dopamin bakımından zengin sinir terminallerinin büyümesi ve dopamin reseptörlerinin gelişimi, anne-çocuk arasında mükemmel bir uyumluluktaki karşılıklı bakış etkileşiminden gelen o mest edici sevinç deneyimi sırasında beyinde salınan kimyasallar tarafından uyarılır. Anne ve bebek arasındaki mutlu etkileşimler, orta beyindeki endorfin salgılayan hücreleri aktive ederek motivasyon ve uyarılma yaratır, böylece bebekte neşeli, coşkulu bir duruma neden olur. Bu etkileşimler aynı zamanda dopamin salınımını da tetikler. Hem endorfin hem de dopamin prefrontal kortekste yeni bağlantıların oluşumunu tetikler. Orta beyinden salgılanan dopamin aynı zamanda sağ prefrontal kortekste sinir hücreleri ve kan damarlarının çoğalmasını tetikler ve dopamin reseptörlerinin gelişimini destekler. Bu tür reseptörler ve kan akışında meydana gelecek nispi bir kıtlığın DEB'nin önemli fizyolojik boyutlarından biri olduğu düşünülmektedir. DEB yerine UEB, yani Uyumluluk Eksikliği Bozukluğu desek çok da yersiz olmaz.
Sayfa 98 - Hep Kitap·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bebeklik döneminin ayak izleri
1998 yılında yayımlanan bir sinirbilim çalışması, anneleri bebeklik döneminde onları daha fazla yalayan, tımar eden ve diğer fiziksel-duygusal temaslarda bulunan yetişkin sıçanların anksiyeteyi azaltmak için daha verimli beyin devrelerine ve beynin kendi doğal sakinleştirici kimyasalları için sinir hücreleri üzerinde daha fazla reseptöre sahip olduğunu göstermiştir. Başka bir deyişle, anne ile erken etkileşimler yetişkin sıçanın strese yanıt verme konusundaki nörofizyolojik kapasitesini şekillendirmiştir. Bir başka çalışmada, izole bir ortamda yetiştirilen yeni doğan hayvanların prefrontal kortekslerinde dopamin aktivitesinde azalma görüldü - fakat beynin başka bölgelerinde görülmedi. Yani, duygusal stres özellikle seçici dikkat, motivasyon ve kendini düzenleme merkezi olan prefrontal korteksin kimyasını etkiliyordu. İnsanların duygusal etkileşimlerinin göreceli karmaşıklığı göz önüne alındığında, bebek ebeveyn ilişkisinin insan nörokimyası üzerindeki etkisi daha da güçlü olacaktır.
Sayfa 97 - Hep Kitap·Kitabı okuyor
Türk Usulü Motivasyon: "Evlendikten sonra seversin"
Bu hikâyenin anahtar kelimeleri "yapabildiğini görmek," Çabayla gelen başarı, özyeterlilik duygusunu arttırır. Özyeterlilik de özgüveni arttırır. Özgüven artışı da içsel motivasyonu arttırır Dolayısıyla her zaman motivasyon eylemi doğurmaz; bazen de eyleme geçmek özgüveni, özgüven de motivasyonu doğurur. "Sevdiğin işi iyi yaparsın" fikri ne kadar doğruysa, "İyi yaptığın şeyi seversin" fikri de aynı şekilde doğrudur. Japon keman eğitimcisi Suzuki de bunu müzik alanından bir örnekle destekliyor: Küçük çocuklar ne yaparlarsa yapsınlar, en başta genellikle ilgi göstermezler. Eğer onların özkontrol geliştirmesini başarırsak, matematik ya da dil fark etmez, öğrenmeye ilgi duymaya başlarlar. Bu da başarmanın mutluluğunu ve gururunu getirir. Çocuğun dün yaptığı şeyi bugün de yapmasını sağlayın ve iyi yaparsa onu takdir edin. Yavaş yavaş iş onun için kolaylaşacaktır ve sonunda neşe ve gurur duygusunu yaşayacaktır. Öğrenciyi konuya kendisi ilgi duyacak şekilde yönlendirmek önemli bir yöntemdir. İlgi, özgüvenden doğar. Ayrıca en baştan "tutkuyu bulmayı" hedeflemek, atabileceği miz küçük ve iyi adımları da engelleyebilir. Hayat çoğumuz için büyük devrim yaratan ilham anlarından ziyade küçük ilerleme anlarından ibaret.
Sayfa 82 - Alfa Eğitim·Kitabı okuyor
Bebeklik döneminin ayak izleri
Dört aylık maymunlarda, annelerinden sadece altı gün ayrıldıktan sonra dopamin ve diğer nörotransmitter sistemlerinde büyük değişiklikler olduğu bulgusuna ulaşıldı. "Bu deneylerde” diye yazıyor Colorado Üniversitesi Psikiyatri ve Tıp Profesörü Steven Dubovsky, “...önemli bir bağlanmanın kaybı beyinde daha az önemli bir nörotransmittere yol açıyor gibi görünüyor. Bu devreler normal fonksiyonlarını yitirdiklerinde zihni aktive etmek giderek daha zorlaşıyor."
Sayfa 97 - Hep Kitap·Kitabı okuyor
UYUMLULUK VE BAĞLANMA
Bakım verenleri her ne sebeple olursa olsun onlara uyumluluk için gerekli bağlantıları sunmalarına engel olacak kadar stresli olan bebekler, kendilerini duygularıyla baş başa hissetmeye ve doğru ya da yanlış hiç kimsenin onlarla aynı duyguları paylaşmayacağı ve kimsenin onları "anlamayacağına" dair bir eğilimle büyürler.
Sayfa 90 - Hep Kitap·Kitabı okuyor