Çocukların akranlarıyla sosyalleşmeleri toplumun uyumlu ve sorumluluk sahibi birer üyesi olmalarına yol açsaydı, çocuklar akranlarıyla daha çok vakit geçirdiklerinde, aralarındaki ilişkilerin giderek daha da güçlenmesi gerekirdi. Ancak gerçekte çocuklar birbirleriyle ne kadar fazla vakit geçirirse, birbirleriyle iyi geçinme ve topluma uyum sağlama olasılıkları o kadar azalır.
Çocuğumuzun iyi bir birey olma arzusunun kıymetini bilmez ve bu arzuyu beslemezsek, çocuğumuz beklentilerimizi karşılama çabasını sürdürmek için gerek duyduğu motivasyonu kaybeder. Güven duymamız gereken şey çocuklarımızın gözümüzde iyi bir birey olmayı istemesidir, beklentilerimizi karşılayabilme becerileri değil.
Kaybettiğimiz güç, çocuklarımızın dikkatlerini üzerimizde toplamalarını, bize karşı iyi niyetli davranışlar sergilemelerini, bize itaat etmelerini ve bizimle işbirliği yapmalarını sağlayan güçtür. Bu dört yeteneğe sahip olmadığımızda, çocuklarımızı hizaya sokmak için geriye yalnızca zor kullanma ve rüşvet verme seçenekleri kalır.