Ek olarak modern hayat şartları ruh dünyamızı yok etmeye ve zihnimizi meşgul etmeye
gayret eder. İletişimin kolaylaşması, seyahat sıklığı, gezme alışkanlığı düşüncelerimizi dağıtmaya sebep olur. Okumaya zaman bile bulamayız. Coşkulu ama bir o kadar da boş bir hayat yaşıyoruz.
Medeni toplumlarla tembel toplumları ayıran, anlık çalışmalar değil düzenli ve sürekli çalışmaların toplamında harcanan eforun çok daha değerli olmasıdır. Az da olsa düzenli ama sürekli olan çalışma, uzun molalar içeren yüksek
eforların toplamından daha güçlüdür ve daha değerlidir. Tembel ise anlık büyük çabalar sonrası uzun dinlenmeleri tercih eder.
Kul günaha düşer, sonra kalkar abdest alır ve Allah Azze ve Celle için namaz kılar, bağışlanma dilerse, Allah onu bağışlar. Ebu Bekir (radıyallahu anh)'den: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu işittim; "Herhangi bir kimse günah işler, sonra kalkar abdest alırsa, sonra namaz kılarsa ve bağışlanma dilerse Allah onu bağışlar." Sonra şu ayeti okudu; "Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe- istiğfar ederler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, isledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler." (A-i Imran 135) (Sahih.)